Sosyal Medya

Siyaset

Anayasa Profesörü Kemal Gözler, “TBMM’de Vahim bir hata yapıldı”

Ekleme Tarihi:

-

Anayasa hukuku profesörü Kemal Gözler, yazdığı bir makale ile TBMM nin ne durumda olduğunu gözler önüne serdi. Yazdığı makalede, “Türkiye nereye gidiyor” diye sordu. Kemal Gözler’in bu soruyu sormasının nedeni ise; Yürürlükte olmayan bir kanunun TBMM’deki siyasi partiler tarafından “oy birliğiyle” yürürlükten kaldırılmasıydı.

Prof. Kemal Gözler, TBMM’de 23 Haziranda kabul edilen 7248 sayılı kanunun biri geçici madde olmak üzere toplam dört maddeden oluşan küçük bir kanun olduğunu söylüyor. “Geçici maddesi ve yürütme maddesi dışında, ortada iki maddelik bir kanun var” diyen Gözler’e göre, bu iki madde sadece hukuk bakımından değil, aynı zamanda akıl ve mantık bakımından da çok ağır ve vahim hatalarla malul.

23 Haziran 2020 tarih ve 7248 sayılı Kanunun 1’inci maddesi şöyle: “MADDE 1- 12/6/1960 tarihli ve 1 sayılı 1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanun’un 6’ncı maddesi ile 24’üncü maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır”. Gözlere göre makalesinde bahse konu tamda bu kanunla ilgili.

Cumhuriyet’ten İpek Özbey’in haberine göre, Gözler, “12 Haziran 1960 tarih ve 1 sayılı kanun, bugün yürürlükten kaldırılamaz; çünkü böyle bir Kanun zaten yürürlükte değildir. Yürürlükte olmayan bir kanunu yürürlükten kaldırmak abesle iştigal olur. Zaten böyle bir şeyin yapılması mantıken mümkün de değildir; eşyanın tabiatına da aykırıdır. Bir şeyi öldürmek için o şeyin önce canlı olması gerekir. Ölmüş olan şey, tekrar öldürülemez” diyor ve “Eğer yürürlükte olsaydı 1 sayılı kanun bir anayasal kanun olduğu için ancak anayasa değişikliğiyle yürürlükten kaldırılabilirdi” şeklinde ifade ediyor.

NERESİNDEN BAKARSANIZ BAKIN HATALAR ÇOK VAHİM

Kanunun ikinci maddesi şöyle:

“a) 1’inci maddesi 27/5/1960 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer”.

Prof. Gözler, bu maddeyle ilgili yaptığı yorumda “Kanunla geçmişi değiştiremezsiniz. Kanun dediğiniz şey gelecek içindir” diyerek TBMM ye şu soruları soruyor:

“- TBMM, 23 Haziran 2020 tarih ve 7248 sayılı kanunla 12 Haziran 1960 tarih ve 1 sayılı kanunun 6’ncı maddesini 27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırdığına göre, artık Yüksek Adalet Divanı’nın 1960 ve 1961’de yaptığı yargılamaların bir hukukî dayanağının kalmadığını mı söyleyeceğiz?

– Zaten adı geçen kanunun “Geçici Maddesi”, “12/6/1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle varlığı hukuki dayanaktan mahrum Yüksek Adalet Divanı’nın hükümsüz hale gelen bütün kararları…” diye başlıyor. Böyle bir şey mümkün müdür?

– Şimdi TBMM, “Yüksek Adalet Divanı”nın dayanağı olan 12/6/1960 tarih ve 1 sayılı kanunun 6’ncı maddesini ben 27 Mayıs 1961’den itibaren kaldırdım, diyor.

Yani yasal dayanağı altmış yıl sonra kaldırıldı diye “Yüksek Adalet Divanı” yasadışı bir örgüt haline mi gelecek?”

“BU BİZİ KARANLIK BİR YOLA GÖTÜRÜR”

Prof. Kemal Gözler, “Geçmişte anayasal veya yasal dayanağı olan makam ve organların dayandığı anayasa ve kanun hükümlerini gelecekte, geçmişe etkili olarak yürürlükten kaldırarak, bu makam ve organları yasadışı hale getirmenin yolu bir kez açılırsa, bundan, şu anki iktidar dahil, hepimiz zarar görürüz” uyarısını yaptı.

Gözler, “Şu anki iktidar, yarın TBMM’de çoğunluğu kaybederse ve TBMM, ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kuran 21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu’nu, 21 Ocak 2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır’ diye bir kanun çıkarırsa, Cumhurbaşkanı hükümet sisteminde adı geçen Anayasa Değişikliği Kanunuyla kurulmuş bütün makamlar ve organlar yasadışı hale mi gelecektir” diye soruyor.

ÇOK VAHİM BİR HATA

Anayasa Profesörü, çok vahim bir hata yapıldığının altını çizerken, “Türkiye’de hukuk bilgisinin bu kadar düşük olduğunu bilmiyordum” diyerek, TBMM’deki siyasi partilerin kendisini “oy birliğiyle” şaşırttığını söylüyor.

Kaynak:https://odatv4.com/meclis-yururlukte-olmayan-bir-kanunu-oy-birligiyle-yururlukten-kaldirdi-28062016.html

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Halkın Gündemini Ekonomi İken, Vitrin Mankeni Tartışılıyor

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Yayımlandı:

on

Mansur Yavaş

MetroPOLL Araştırma ‘Türkiye’nin Nabzı” başlıklı araştırmasında halka soruldu ve yüzde 57 Parlamenter Sisteme dönüşü istiyor.

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Halkın gündeminde olan 3 konu var ilk sırada Ekonomi, Corona virüs ve işsizlik bulunuyor. Araştırmaya göre yapılan ankette MHP Seçmeninde ciddi bir oy kaybı söz konusu. 2018’de seçim zamanı MHP tercihini yapan seçmen bugün yüzde 50 si başka bir partiye oy vereceğim diyor.

Erdoğana ŞOK

Erdoğan’a ŞOK

Cumhur İttifakı bileşenlerinin oluşturduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam etsin diyerek

Mevcut sistemden memnun olanların oranı ise yüzde 34.5

Parlamenter sistemi isteyenlerin oranı da yüzde 57

Bu gün seçim olsa AKP adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçilmesi zor görülüyor.

Erdoğan‘a oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde 43.4

Erdoğan‘a oy vermeyeceğim diyenlerin oranı ise yüzde 50.7

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylayanlar yüzde 45.6

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylamayanlar ise yüzde 48.1

Araştırma sonuçlarına göre bugün seçin olsa hangi partiye oy verirsiniz tercihinde:

AK Parti: Yüzde 30.6.

CHP: Yüzde 20.

İYİ Parti: Yüzde 8.9.

HDP: Yüzde 8.7.

MHP: Yüzde 6.

Deva: Yüzde 1.7.

Gelecek: 1.3.

Kararsızlar ve protestocuların oranı ise yüzde 21.3’e ulaşıyor.

MANSUR YAVAŞ KAZANIR

Yine Anket çalışmasında Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan – Mansur Yavaş yarışması halinde

Mansur Yavaş yüzde 43.9 ile Kazanıyor

Erdoğan ise yüzde 40.7 oy alıyor.

Siyasetçilerin beğeni düzeyleri ise sırasıyla;

Yavaş, Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ve Süleyman Soylu var.

Türkiye’nin durumu da araştırmada soruldu.

Türkiye İyiye Gidiyor diyenlerin oranı yüzde 21.7 

Kötüye gidiyor diyenlerin oranı yüzde 64.8

YÜZDE 59’U BORÇLU

Halkın gündeminde birinci sırayı ekonomi almış durumda. Metropoll Araştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre ülkenin en önemli sorunu

yüzde 49.5 ile ekonomi,

yüzde 13.2 ile corona virüsü

yüzde 12.3 ile işsizlik.

Ekonominin İyi mi yoksa kötüleştiğimi sorusuna ise verilen cevaplara göre

Yüzde 63.8 kötüye gittiğini savunuyor

Yüzde 27.6 ise iyiye gittiğini savunuyor.

Kötüye Gidişatla ilgili olarak kimi sorumlu buluyorsunuz sorusuna ise,

Yüzde 28.5’i kötü gidişattan Erdoğan’ı,

yüzde 27.6’sı hükümeti,

yüzde 10.6’sı dış güçleri

yüzde 7.2’si Berat Albayrak’ı sorumlu tutuyor.

Yine Araştırmaya göre hane halkının borçlanma ile ilgili sorusunda ise Yüzde 59.4’u borçlu çıktı.

Borçlanmalarında ise

yüzde 77’si bankalara,

yüzde 12.5’i eşe dosta borçlanmış.

Yüzde 91.9’u borcunu ödemekte güçlük çekiyor.

HALK GÜVENMİYOR

Dünyayı saran Koronavirüs salgını ile ilgili sorularda ise; Yüzde 60’ı Sağlık Bakanlığı’nın salgınla ilgili açıkladığı vaka ve ölüm sayılarına inanmıyor. Yalnızca yüzde 36.3’ü verileri doğru kabul ediyor.

Yüzde 52.5’i hükümetin corona virüsüyle ilgili önlemlerini başarısız buluyor.

Yüzde 81.2’si corona virüsünden ötürü endişeli.

Yüzde 51.5’i aşı yaptıracağını, yüzde 48.5’i ise yaptırmayacağını vurguluyor.

Yüzde 55.2’si Çin aşısına güvenmezken, yüzde 37.9’u güvenmiyor.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Kılıçtaroğlu Açıkladı! Millet İttifakı Genişleyecek Mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Yayımlandı:

on

Halk TV Programı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş CHP Lideri ile röportaj yaptı. Gündemle ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu daha çok erken nedeni de şu, önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değil. Önümüzdeki seçimler demokrasiden yana olanlarla demokrasiye karşı olanların seçimi olacaktır. Bugün, Cumhur İttifakı’nda hiçbir tartışma yok. 1 kişi var orada ne derse oluyor. Orada bir tartışma zemini, demokrasi zemini yok. Tam bir otoriter yapı var, Bahçeli de otoriter. Millet İttifakı’nda demokratik bir yapı var.” şeklinde oldu.

MUĞLA MİLLETVEKİLİ HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

Muğla’daki Pınar Gültekin Cinayeti ile ilgili olarak CHP’li Süleyman Girgin hakkında da açıklamalarda bulundu. Halk TV deki programındaki açıklamalarında Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

”Çok basit, milletvekili HTS kayıtlarını istedi zaten, geldiği zaman bütün gerçekler ortaya çıkacak. Milletvekilimiz gayet açık, aradım birkaç dakika konuşup başsağlığı diledim diyor. Kanıtlanırsa öyle bir görüşme yaptığı bırakın CHP’den ben milletvekilliğinden de istifa ederim diyor. HTS gelir bakılır, edilir. Hatta mahkeme de isteyebilir bu kayıtları. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER