Sosyal Medya

Siyaset

Budak: Sanayici kendini güvende hissetmiyor!

CHP Antalya Milletvekili ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Çetin Osman Budak; yükselen döviz kurları ve siyasal belirsizliklerin ülke ekonomisine büyük darbe vurduğunu ifade etti.

Ekleme Tarihi:

-

türkiye ekonomi güvenli liman budak 1

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak,  AKP iktidarı sürdüğü sürece Türkiye’de yatırımcıyı tutmanın imkansız olduğunu ve sanayinin güvenli liman aradığını belirtti.

CHP Antalya Milletvekili ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Çetin Osman Budak; yükselen döviz kurları ve siyasal belirsizliklerin ülke ekonomisine büyük darbe vurduğunu ifade etti.

Antalyalı vekil Budak, Erdoğan ve sarayın yönetimindeki bir Türkiye’de üretici ve yatırımcının umursanmadığını söyledi. Budak, “Türkiye şu anda tek adam sisteminin ceremesini çekiyor. Sanayici kendini güvende hissetmiyor. Dövizin önce 8,25’lere sonra da 7,60’lara döndüğü bir ortamda maliyetlendirme işlemlerini yapmaları imkansız. Bunun dengelenmesi için istikrarlı bir ekonomik yapı gerekiyor. Sanayicinin bugün her zamankinden çok desteğe ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

Meclis bütçe görüşmelerinde konuşan Çetin Osman Budak, Türkiye ekonomisini ve sanayinin durumunu şu sözlerle ortaya koydu:

“2013 yılından bu yana borçla büyüyen ekonomiye sahip bir ülke konumundayız. Üretimi bir kenara bırakın, iktidar, ekonomiyi borçla şişirerek büyümenin artık işe yaramadığını kendi de umarım görmeye başlamıştır. Bu iktidar döneminde üretim yapmak isteyen sanayici, işletme sahibi geri plana atılmış durumda.

Partimizin Ekonomi Masası üyeleri olarak geçtiğimiz hafta Mersin, Adana, Hatay illerinde küçük ve orta ölçekli işletmeler ve iş dünyasının temsilcileriyle toplantılara katıldık. Burada gördüğümüz önemli bir konu, insanlar kendilerini güvende hissetmiyorlar, güven anlamında ciddi sıkıntılar var.

Piyasa koşullarında dövizin 8,25’lere ondan sonra 7,60’lara dönmesi maliyetlendirme işlemlerini yapmalarını imkânsız hâle getiriyor. Döviz yukarı giderken de çok büyük sorun, aşağı giderken de, sert bir şekilde inerken de çok büyük bir sorun.

Bunların dengelenmesi, balans edilebilmesi için istikrarlı bir ekonomik yapıya ihtiyaç var. Sanayicinin özellikle bugünlerde, her zamankinden daha çok desteğe ihtiyacı var. Türkiye’nin özellikle ihracatçısının, üreticisinin kur şoklarına ve vergi ceza baskısına uğramayı hak etmediğini düşünüyoruz.

OSB’LER PANDEMİ ORTAMINDA SCADA ŞOKU YAŞADI

Organize Sanayi Bölgelerine SCADA sistemi kurmadıkları ve veri aktarımı yapmadıkları gerekçesiyle Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından ceza yağdırıldı. İşletme sahipleri sistemin tesisi için tedarik mekanizması oluşturulup maliyetlerin düşürülmesi için uygulamanın bir süre daha erteleneceğini bekliyorlardı. Ancak TEİAŞ tarafından gereken teknik detaylar açıklanmadan ve bildirimler yapılmadan veri aktarımı yapamayan tüm OSB’lere ceza yağdırdı, sonrasında bu ceza işlemi durduruldu ama cezayı alan aldığıyla da kaldı, hem de bu pandemi ortamında.

Şimdi bu ceza kararlarından geç de olsa dönülmesi olumlu bir adım fakat bu saatten sonra cezalarını ödemiş OSB’lere bedel iadesi yapılacak mı?

BU BÜTÇEYLE SANAYİ HAMLESİ GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ

İlk on ayda dış ticaret açığı yüzde 76 büyümüş, 40 milyar doları aşmış bir ekonomik modelde sanayi ve ticaret politikasının başarısından söz etmemiz mümkün değildir. Böylesi bir modelde kronikleşmiş dış borç reel sektör dövizinin açığının 165,2 milyar dolara kadar çıkması, TL’deki aşırı değer kaybı ve cari açık korona salgınındaki daralmalar bahane edilerek geçiştirilemez.

Yabancıların ülkemizde tuttuğu sıcak paranın 55 milyar dolara kadar inmesi dolarizasyonun yüzde 57’ye kadar tırmanmasını izah edemez. İhracatımızın son beş yılda yaklaşık yüzde 20 artması küresel pazarlarda yükselmemize yetmedi ve 2023’teki 500 milyar dolar hedefine ulaşmamız ilk gün de olduğu gibi bugün de imkânsız gözüküyor.

Uzun lafın kısası, burada bu bütçeyle sanayi hamlesi gerçekleştirmek mümkün olmadı.”

UZAY AJANSI İKİ YILDIR NE YAPIYOR SORUSU YANITSIZ KALDI

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Budak’ın iki yıldır web sitesini bile faaliyete geçiremeyen Türkiye Uzay Ajansının çalışmaları hakkında yönelttiği soruyu da yanıtsız bıraktı.

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Halkın Gündemini Ekonomi İken, Vitrin Mankeni Tartışılıyor

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Yayımlandı:

on

Mansur Yavaş

MetroPOLL Araştırma ‘Türkiye’nin Nabzı” başlıklı araştırmasında halka soruldu ve yüzde 57 Parlamenter Sisteme dönüşü istiyor.

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Halkın gündeminde olan 3 konu var ilk sırada Ekonomi, Corona virüs ve işsizlik bulunuyor. Araştırmaya göre yapılan ankette MHP Seçmeninde ciddi bir oy kaybı söz konusu. 2018’de seçim zamanı MHP tercihini yapan seçmen bugün yüzde 50 si başka bir partiye oy vereceğim diyor.

Erdoğana ŞOK

Erdoğan’a ŞOK

Cumhur İttifakı bileşenlerinin oluşturduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam etsin diyerek

Mevcut sistemden memnun olanların oranı ise yüzde 34.5

Parlamenter sistemi isteyenlerin oranı da yüzde 57

Bu gün seçim olsa AKP adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçilmesi zor görülüyor.

Erdoğan‘a oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde 43.4

Erdoğan‘a oy vermeyeceğim diyenlerin oranı ise yüzde 50.7

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylayanlar yüzde 45.6

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylamayanlar ise yüzde 48.1

Araştırma sonuçlarına göre bugün seçin olsa hangi partiye oy verirsiniz tercihinde:

AK Parti: Yüzde 30.6.

CHP: Yüzde 20.

İYİ Parti: Yüzde 8.9.

HDP: Yüzde 8.7.

MHP: Yüzde 6.

Deva: Yüzde 1.7.

Gelecek: 1.3.

Kararsızlar ve protestocuların oranı ise yüzde 21.3’e ulaşıyor.

MANSUR YAVAŞ KAZANIR

Yine Anket çalışmasında Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan – Mansur Yavaş yarışması halinde

Mansur Yavaş yüzde 43.9 ile Kazanıyor

Erdoğan ise yüzde 40.7 oy alıyor.

Siyasetçilerin beğeni düzeyleri ise sırasıyla;

Yavaş, Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ve Süleyman Soylu var.

Türkiye’nin durumu da araştırmada soruldu.

Türkiye İyiye Gidiyor diyenlerin oranı yüzde 21.7 

Kötüye gidiyor diyenlerin oranı yüzde 64.8

YÜZDE 59’U BORÇLU

Halkın gündeminde birinci sırayı ekonomi almış durumda. Metropoll Araştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre ülkenin en önemli sorunu

yüzde 49.5 ile ekonomi,

yüzde 13.2 ile corona virüsü

yüzde 12.3 ile işsizlik.

Ekonominin İyi mi yoksa kötüleştiğimi sorusuna ise verilen cevaplara göre

Yüzde 63.8 kötüye gittiğini savunuyor

Yüzde 27.6 ise iyiye gittiğini savunuyor.

Kötüye Gidişatla ilgili olarak kimi sorumlu buluyorsunuz sorusuna ise,

Yüzde 28.5’i kötü gidişattan Erdoğan’ı,

yüzde 27.6’sı hükümeti,

yüzde 10.6’sı dış güçleri

yüzde 7.2’si Berat Albayrak’ı sorumlu tutuyor.

Yine Araştırmaya göre hane halkının borçlanma ile ilgili sorusunda ise Yüzde 59.4’u borçlu çıktı.

Borçlanmalarında ise

yüzde 77’si bankalara,

yüzde 12.5’i eşe dosta borçlanmış.

Yüzde 91.9’u borcunu ödemekte güçlük çekiyor.

HALK GÜVENMİYOR

Dünyayı saran Koronavirüs salgını ile ilgili sorularda ise; Yüzde 60’ı Sağlık Bakanlığı’nın salgınla ilgili açıkladığı vaka ve ölüm sayılarına inanmıyor. Yalnızca yüzde 36.3’ü verileri doğru kabul ediyor.

Yüzde 52.5’i hükümetin corona virüsüyle ilgili önlemlerini başarısız buluyor.

Yüzde 81.2’si corona virüsünden ötürü endişeli.

Yüzde 51.5’i aşı yaptıracağını, yüzde 48.5’i ise yaptırmayacağını vurguluyor.

Yüzde 55.2’si Çin aşısına güvenmezken, yüzde 37.9’u güvenmiyor.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Kılıçtaroğlu Açıkladı! Millet İttifakı Genişleyecek Mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Yayımlandı:

on

Halk TV Programı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş CHP Lideri ile röportaj yaptı. Gündemle ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu daha çok erken nedeni de şu, önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değil. Önümüzdeki seçimler demokrasiden yana olanlarla demokrasiye karşı olanların seçimi olacaktır. Bugün, Cumhur İttifakı’nda hiçbir tartışma yok. 1 kişi var orada ne derse oluyor. Orada bir tartışma zemini, demokrasi zemini yok. Tam bir otoriter yapı var, Bahçeli de otoriter. Millet İttifakı’nda demokratik bir yapı var.” şeklinde oldu.

MUĞLA MİLLETVEKİLİ HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

Muğla’daki Pınar Gültekin Cinayeti ile ilgili olarak CHP’li Süleyman Girgin hakkında da açıklamalarda bulundu. Halk TV deki programındaki açıklamalarında Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

”Çok basit, milletvekili HTS kayıtlarını istedi zaten, geldiği zaman bütün gerçekler ortaya çıkacak. Milletvekilimiz gayet açık, aradım birkaç dakika konuşup başsağlığı diledim diyor. Kanıtlanırsa öyle bir görüşme yaptığı bırakın CHP’den ben milletvekilliğinden de istifa ederim diyor. HTS gelir bakılır, edilir. Hatta mahkeme de isteyebilir bu kayıtları. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER