Sosyal Medya

Siyaset

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Antalya siyasette marka şehir olacak”

Ekleme Tarihi:

-

dışişleri bakanı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) 3 Temmuz Cuma günü yapılan Aylık Olağan Meclis Toplantısına videokonferans yöntemiyle katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan önemli açıklamalar

Bakan Çavuşoğlu, “Bu dönemde G20 ve Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşlarla yaptığımız temaslarda ticaretin önündeki engellerin kaldırmamız gerektiğini söyledik. Özellikle lojistik konusundaki engellerin kalkması konusunda, tedarik zincirlerinin engellenmemesi, kargo trafiğinin sürdürülmesi, uluslararası taşımacılığın normal seyrinde devamı için yoğun çaba sarf ediyoruz” dedi.

ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımı ile videokonferans yöntemiyle gerçekleştirildi. 3 Temmuz Cuma günü yapılan toplantının açılışında bir konuşma yapan ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na katılımından dolayı teşekkür ederek, gündem hakkında bilgiler verdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, küresel çapta eşi benzeri görülmemiş bir dönem yaşandığını belirterek, “Pandemi hepimizi etkiledi. Antalya’mızın tabi bu süreçten etkilenmemesi mümkün değil. Hedefimiz ülkemizin bu süreçten en az etkilenerek çıkması. Bu süreçte Cumhurbaşkanımız ve Hazine Bakanımız başta olmak üzere hepimiz büyük gayret gösteriyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı olarak yoğun bir diplomasi trafiği sürdürdüklerini belirten Çavuşoğlu, “Özellikle bu dönemde G20 ve Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşlarla yaptığımız temaslarda ticaretin önündeki engellerin kaldırmamız gerektiğini söyledik. Özellikle lojistik konusundaki engellerin kalkması konusunda, tedarik zincirlerinin engellenmemesi, kargo trafiğinin sürdürülmesi, uluslararası taşımacılığın normal seyrinde devamı için yoğun çaba sarf ediyoruz” diye konuştu.

“Tedarik kaynakları zenginleşecek”

Pandemi döneminde Çin’e yönelik bir güven bunalımı yaşandığını, bunun Türkiye için fırsatlar barındırdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Hiç kimsenin kötülüğünü istemeyiz ama bu pandemi gösterdi ki artık ülkeler tedarik kaynaklarını zenginleştirmek, çeşitlendirmek istiyor. En yakın, en hızlı şekilde tedariğini sağlamak için alternatiflere yönelecekler. Böyle bir durumda da nereden bakarsanız bakın hangi kriteri koyarsanız koyun Türkiye ve Antalya’mız bu alternatiflerin içinde olacak. Bu fırsatı iyi değerlendirmemiz lazım. İhracatımızın artması ve yeni küresel üretim merkezlerinin olmak için gayret sarf ediyoruz. Memnuniyetle söylemek isterim ki, dün kabine toplantısında da sunum yaptılar, başta ticaret bakanımız olmak üzere, burada ihracatımız artmaya başladı hızlı bir şekilde, üretim kapasitemiz aynı şekilde artıyor, çarklar dönmeye başladı. Ama bu istediğimiz seviyeye gelinceye kadar da bu desteği devam ettirmemiz gerekiyor, başta TOBB Başkanı Rifat Bey olmak üzere bu talepleri beklentileri hükümetimize iletiyorlar, biz de zaten bunları destekliyoruz. Ama yurt dışında da yavaş yavaş yeni normale geçerken, bizim yurt dışındaki ihracat çalışmalarımız da ihracatın artması için yine katkı sağlayacağız. Biz Dışişleri Bakanlığı olarak, tüm büyükelçilikler ve başkonsolosluklarımızla yurt dışındaki firmalarımız için de çalışıyoruz. İhaleleri Türk firmalarından birisi alsın diye çaba sarf ediyoruz ki, bundan sonra bu çabalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. İhracatımızın artması için, yurt dışındaki yatırımların artması için bu çabalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“Diplomasi ağı”

Türkiye’nin dünyanın 5. büyük diplomasi ağına sahip olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Dünyanın her yerindeki fırsatları derliyor kurumlarımıza gönderiyoruz. Avrupa’da Asya’da Afrika’da Amerika’da hangi alanda ne tür fırsatlar var, büyükelçilerimiz bir rapor hazırladılar ve bunları kitap haline getirdik. Ayrıca dünya nereye gidiyor bu konuya da kafa yoruyoruz, uzmanlarla çalışıyoruz, dışarıdan da farklı görüşleri alıyoruz. Covid sonrası küresel sistemle ilgili eski sorunlar yeni trendlerle ilgili sadece Türk aydınların görüşleriyle yetinmedik, Nobel ödüllü düşünürler, eski devlet başkanları ve her etnik gruptan ve dini görüşten önemli kişilerden makale istedik. Görüşlerini bize gönderdiler. Covid 19 sonrası dünya, işbirliği mi rekabet mi? İnşallah bu eserleri sizlerle de paylaşacağız” dedi.

“Antalya siyasette marka şehir olacak”

Bu yıl hayata geçmesi planlanan “Antalya Diplomasi Forumu”nun pandemi dolayısıyla yapılamadığını belirten Çavuşoğlu, Antalya Diplomasi Forumu olarak dünyanın önemli kuruluşlarıyla ortak video konferanslar düzenlediklerini söyledi. Çavuşoğlu, “Gelecek sene mart ayında inşallah Antalya Diplomasi Forumu ile birlikte Antalya’nın marka değerini beraber arttıracağız. Antalya tıpkı Davos gibi uluslararası siyasette de marka bir şehir olacak” diye konuştu.

“ATSO’nun vizyonu”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın çalışmalarından etkilendiğini belirten Çavuşoğlu, “Başkanımız Davut Çetin ve ATSO’nun vizyonundan etkileniyoruz. Gerçekten bu Antalya 4.0, şimdi tarım 4.0 gibi, bilişim ve teknolojiyle ve dijitalleşmeyle ilgili çalışmalarınızı takdir ediyoruz. Bize geçen sene esasen pandemi olmadan Büyükelçiler konferansında yeni inisiyatif olarak dijital diplomasiyi açıklamıştık. Antalya diplomasi forumunu gerçekleştirseydik, ana teması dijital çağda diplomasi olacaktı. Gelecek sene de bu ana temayı koruyacağız çünkü bu pandemi gösterdi ki dijitalleşme ve dijital diplomasi her zamankinden daha önemli. Diğer taraftan Antalya ile ilgili bu temas ettiğiniz teknoloji kenti oluşturma projemiz eskiden açıklamıştık, boş bir seçim vaadi değildi. Antalya’nın tarım, turizm ve ticaretin dışında gerçekten bir teknoloji şehri olması gerek, İstanbul’dan sonra tek alternatif bu anlamda Antalya’dır. Antalya tüm özelliklere sahiptir, bunu birlikte sizlerin desteğiyle başaracağız. Şu anda milletvekili arkadaşlarımızla da bu konuda çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu konuşmasının ardından meclis üyelerinden gelen soruları yanıtladı.

ATSO Başkanı Davut Çetin ise daha sonra oda çalışmaları ve Antalya ekonomisindeki son durumu değerlendirdi. Konuşmasına katılımı için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür ederek başlayan Davut Çetin, “Türkiye Suriye’de, Libya’da, Akdeniz’de önemli bir mücadele vermektedir. Avrupa Birliği ve Almanya’nın seyahat kısıtlamalarını kaldırmak üzere ciddi bir diplomasi yürütülmektedir. Bakanımıza bu yoğun ve önemli gündemi içinde bize zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum” dedi.

“Can simidi”

Antalya ekonomisi hakkında bilgiler veren Davut Çetin şunları kaydetti:

“Mart ayından bu yana hepimiz yoğun bir çabanın içindeyiz. Mart ve Nisan ayında en büyük derdimiz iş yeri kapanmaları ve sektörlerin kredi ihtiyacıydı. Kredi temini için TOBB ve bankalar nezdinde çok uğraştık. Valiliğimizle birlikte iş yerleri çalışma saatleri, şehir merkezinde ticaretin açılması canlanması için çalıştık. Kaleiçi’nde turizmin canlanması için düzenlemeler yaptık. Bu dönemde Hükümetin kredi ve istihdam destekleri can simidi olmuştur. Ekonomi Haziran ayında toparlanmaya başlamıştır, fakat pandemi etkileri turizmde, eğitim sektöründe, yeme-içme, perakende gibi birçok sektörde devam etmektedir. Oda olarak mayıs ayında önemli bir çalışma başlattık ve pandeminin bölgemiz ekonomisine etkisi konusunda bir rapor, ayrıca bir de anket çalışması gerçekleştirdik. Yani tespitlerimiz ve taleplerimiz bilimsel raporlara dayanmaktadır. Bu raporlarımızı size ayrıca takdim edeceğiz. Antalya pandemiden en iyi korunan il olduğu halde ekonomik açıdan en fazla etkilenen il olmaktadır.”

“Turizmde beklenti”

Turizmde bu yıl yabancı ziyaretçi sayısında 2,5 veya 5 milyon civarında bir yere doğru gittiklerini dile getiren Çetin, “Esasen bu sadece Avrupa’nın karar alması meselesi değildir. İspanya ve Yunanistan sınırları açılmıştır, ama turist yoktur. Yunanistan’da da ciddi düşüş beklenmektedir. Çünkü Avrupa’da çoğunluk ya tatile çıkmamakta ya da kendi bölgesinde, ülkesinde tatil yapmaktadır. Geçen hafta Avrupa’daki uçuş trafiği geçen yılın yüzde 75 altındadır. Ağustos ayında ancak yüzde 50’ye gelmesi beklenmektedir” dedi.

“Antalya’da yüzde 22 daralma öngörüsü”

Yapılan çalışmaya göre bu yıl Antalya ekonomisini yüzde 15 ile yüzde 22 arasında bir daralma ve gelir kaybının beklediğini belirten Davut Çetin, “Bu gelir kaybının bir kısmı 2,5 aylık iş yeri kapanmalarından gelmektedir, büyük kısmı ise turizm etkisidir. Zaten elimizde uçak krizini yaşadığımız 2016 yılının resmi sonuçları bulunmaktadır. 2016 yılında dış turizmde yüzde 43 düşüş yaşadık, diğer sektörlerde bugünkü gibi bir durum yoktu. Türkiye ekonomisi nominal olarak yüzde 11,5 büyürken, biz Türkiye ortalamasına göre yüzde 9,5 gibi bir kayıp yaşamıştık. Şimdi yaptığımız simülasyon çalışması da birkaç sektör dışında genel bir gelir kaybı yaşanacağını göstermektedir” dedi.

“Destekler sektöre göre seçici olarak verilmelidir”

Pandemiden yoğun etkilenen işletmeler için kira desteği verilmesini isteyen Davut Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:  “Anketlerimize göre üyelerimizin yüzde 85’i kiracı durumdadır. Özellikle turizme bağlı, yeme-içme, perakende gibi sektörlerde, AVM işletmelerinde kira en büyük sorundur. Bu sektörler 3 aya yakın kapalı kalmıştır, şimdi de çok düşük kapasiteyle çalışmaktadırlar. Pandemiden yoğun etkilenen işletmeler için kira konusunda bir çözüm veya taraflar arasında uzlaşma devletin görevi olmalıdır. Ekim ayı sonrasında vergi ve SGK borçlarının birikmiş olması, Antalya için bir risktir. Antalya’da konaklama, yeme-içme, eğitim, ulaştırma, özellikle AVM’lerdeki market dışı perakende sektörü, eğlence, spor mekanları ve kültür sektörü, kişisel bakım sektörlerinde mutlaka destekler devam etmelidir.  Turizm ve turizme bağlı sektörlerde işsizliği önlemenin, vasıflı elamanı korumanın tek yolu istihdam desteği sağlanmasıdır. Biz istihdam desteği beklerken, son dönemde tam tersi yönde gelişmeler konuşulmaya başlanmıştır. İşsizlik ödeneğinin artırılması gibi adımları kesinlikle kaldıramayız. Lütfen bu fon konuları şu dönemde gündeme gelmesin.”

“Yaş sebze meyve ihracatında artış”

Pandemi döneminde üretim, ihracat ve yatırımda en iyi performansı tarım sektörünün gösterdiğini belirten Davut Çetin, “Yaş meyve sebze ihracatımız altı ayda yüzde 27 oranında artmıştır. Ancak sektörde girdi maliyeti artışı ve girdi finansmanı sorunu yaşanmaktadır. Tarımda önümüzdeki aylarda girdi finansmanına dikkat edilmelidir. Bu dönemde birçok sektör girdi maliyetlerinde artıştan yakınmaktadır. Ekonomi yönetimi bu konuları da dikkate almalıdır” dedi.

“Yeni normale ayak uydurmalıyız”

İçinde bulunduğumuz dönemde Hükümet ve bürokrasiyle STK’lar arasında daha etkin işbirliği mekanizmasının etkin olması gerektiğini vurgulayan Davut Çetin, “Özel sektörün gündemiyle siyasetin gündemi daha paralel gitmelidir. Uzlaşma millet olmanın gereğidir. Şu dönemde bir uzlaşma ve kucaklaşma moraline herkesin ihtiyacı var. Hem ekonomi yönetimine hem de bütün girişimcilerimize yeni normal konusunu anlatmalıyız. Pandemi sonrası dönemde öne çıkabilmek için sektörlerimiz, işletmelerimiz, eğitim kurumlarımız yeni normale ayak uydurmalıdır. Pandemi tüketim ve yaşama alışkanlıklarını değiştirmiştir. Dolayısıyla yıl sonunda aşı bulunsa, gelecek yıl herkes aşı olsa bile bazı sektörlerde tamamen eskiye dönüş olmayacaktır. Ayrıca turizmde geçmiş tecrübelerimiz toparlanmanın 2 yıl sürdüğünü göstermektedir. Herkes bu süreçten gerekli sonuçları çıkarmalıdır” diye konuştu.

“Dijitalleşmenin önemi”

Pandemi sürecinde dijitalleşmenin öneminin daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Davut Çetin şunları söyledi:  “Bu krizden hızlı çıkışın anahtarı dijitalleşme, şeffaflık ve iletişimle güven tesisi, iklim değişikliğiyle mücadele, fintek ve blok zincir teknolojilerine yatırım gibi alanlarda ilerlemektir. İşletmelerimizin krediyi krediyle ödeme durumuna gelmemesi için sektörlerin ve işletmelerin bu dönüşümü başarması gereklidir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde pandemiden etkilenen sektörler dışında kredi destekleri koşullu verilmelidir. Artık genel krediler yerine renovasyon kredisine, proje kredisine, dijital dönüşüm kredisine, sera modernizasyonu ve akıllı tarım kredisi gibi kredilere geçmeliyiz. Biz oda olarak 4 yıldan bu yana Antalya 4.0 konseptiyle dijitalleşme, inovasyon ve e-ticaret konusunda çok çalışma yaptık. İnovasyon merkezi kurduk, e-ticaret danışmanlık hizmeti veriyoruz. Pandemi bize dijital turizmin önemini göstermiştir. Şu dönemde dijital pazarlamada çok daha ileride olmamız gerekirdi. Bu nedenle baştan beri Turizm Ajansında destinasyon ayağına önem verilsin dedik.  Artık turizmde, tarımda ve ticarette veri yönetimine geçmemiz gerekiyor. Antalya’da büyük veri merkezi kurmalı ve Antalya’yı bu alanda pilot il yapmalıyız. Bu konuyu sizinle daha önce konuşmuştuk.”

“EXPO’ya slikon vadisi”

Bakan Çavuşoğlu’nun Antalya ile ilgili projeleri arasında “EXPO alanında Silikon Vadisi veya Bilişim Vadisi” konusunu gündeme getirdiğini hatırlatan Davut Çetin, “Bu çağda bilişim vadileri sanayi siteleri gibi kentlerin olmazsa olmazı olmuşlardır. Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden birisi olarak dünyaya açılmalıyız. Böyle Antalya hem yeni bir alanda gelişir hem de dijital turizme geçiş hızlanmış olur. Turizm sektörümüz de pandemiden gerekli dersleri çıkarmalıdır. Bu dönemde turizmde halen eskisi gibi kıyı yatırımlarına devam edildiğini görüyoruz. Bu dönemde butik oteller, doğa turizmi öne çıkmıştır. 20 yıldır kitle turizminde yeni kapasiteye gerek olmadığını konuşuyoruz, ama halen bir değişim başlatamıyoruz.

Sağlık turizmi gibi alanlarda atağa geçmeliyiz. Biz de Oda olarak, bilişim ve sağlık sektöründe ihracatı desteklemek için HİSER projeleri için çalışıyoruz. Sağlıkta yol almaya başladık. Bu iki sektörü Antalya’da çok daha ileri noktalara götürmeliyiz. Sizin Hestourex organizasyonuna desteğiniz sağlık turizmi için son derece önemlidir. Antalya ekonomisinin yeni bölgesel yatırımlara da ihtiyacı bulunmaktadır. Korkuteli Mermer Organize Sanayi projesini başlattık. Mermerde çevreci ve katma değeri yüksek bir üretim ve ihracat modeline geçmeyi hedefliyoruz. Batı Akdeniz bölgesi olarak, meyve sebze,  kesme çiçek gibi ihracatta hava kargoyu daha fazla geliştirmeliyiz. Isparta havalimanını kargo merkezi gibi değerlendirebiliriz. İhracatta önemli bir sorun Antalya limanı maliyetleriydi, yoğun çabayla bir miktar indirim sağladık, ama halen bu konuda yakınmalar vardır. İhracatta bir önemli konu da yurtdışındaki ticaret müşavirlik hizmetlerinin güçlendirilmesidir, bu konuda gelişmeler oldu, ama müşavirliklerimiz çok daha güçlü hale gelmelidir” dedi.

“Tedbirlere dikkat”

Konuşmasının sonunda üyelere bir çağrıda bulunan Davut Çetin, “Antalya bugüne kadar pandemiden mümkün olan en iyi biçimde korunabildi. Fakat salgın devam ediyor ve şu dönemde Antalya’yı korumak, turizmde ve ticarette güven sağlamak daha önemli hale gelmiştir. İş yerlerinde gerekli sosyal mesafe ve hijyen önlemleri ciddiyetle devam etmeli, rehavet ve ihmal olmamalıdır. Lütfen her komite sektöründeki üyelerini uyarsın. Bu dönemde her işletme gerekli önlemleri almalı, bunun tanıtımını dijital ortamda yaparak güven sağlamalıdır” ifadesini kullandı.

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Halkın Gündemini Ekonomi İken, Vitrin Mankeni Tartışılıyor

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Yayımlandı:

on

Mansur Yavaş

MetroPOLL Araştırma ‘Türkiye’nin Nabzı” başlıklı araştırmasında halka soruldu ve yüzde 57 Parlamenter Sisteme dönüşü istiyor.

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Halkın gündeminde olan 3 konu var ilk sırada Ekonomi, Corona virüs ve işsizlik bulunuyor. Araştırmaya göre yapılan ankette MHP Seçmeninde ciddi bir oy kaybı söz konusu. 2018’de seçim zamanı MHP tercihini yapan seçmen bugün yüzde 50 si başka bir partiye oy vereceğim diyor.

Erdoğana ŞOK

Erdoğan’a ŞOK

Cumhur İttifakı bileşenlerinin oluşturduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam etsin diyerek

Mevcut sistemden memnun olanların oranı ise yüzde 34.5

Parlamenter sistemi isteyenlerin oranı da yüzde 57

Bu gün seçim olsa AKP adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçilmesi zor görülüyor.

Erdoğan‘a oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde 43.4

Erdoğan‘a oy vermeyeceğim diyenlerin oranı ise yüzde 50.7

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylayanlar yüzde 45.6

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylamayanlar ise yüzde 48.1

Araştırma sonuçlarına göre bugün seçin olsa hangi partiye oy verirsiniz tercihinde:

AK Parti: Yüzde 30.6.

CHP: Yüzde 20.

İYİ Parti: Yüzde 8.9.

HDP: Yüzde 8.7.

MHP: Yüzde 6.

Deva: Yüzde 1.7.

Gelecek: 1.3.

Kararsızlar ve protestocuların oranı ise yüzde 21.3’e ulaşıyor.

MANSUR YAVAŞ KAZANIR

Yine Anket çalışmasında Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan – Mansur Yavaş yarışması halinde

Mansur Yavaş yüzde 43.9 ile Kazanıyor

Erdoğan ise yüzde 40.7 oy alıyor.

Siyasetçilerin beğeni düzeyleri ise sırasıyla;

Yavaş, Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ve Süleyman Soylu var.

Türkiye’nin durumu da araştırmada soruldu.

Türkiye İyiye Gidiyor diyenlerin oranı yüzde 21.7 

Kötüye gidiyor diyenlerin oranı yüzde 64.8

YÜZDE 59’U BORÇLU

Halkın gündeminde birinci sırayı ekonomi almış durumda. Metropoll Araştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre ülkenin en önemli sorunu

yüzde 49.5 ile ekonomi,

yüzde 13.2 ile corona virüsü

yüzde 12.3 ile işsizlik.

Ekonominin İyi mi yoksa kötüleştiğimi sorusuna ise verilen cevaplara göre

Yüzde 63.8 kötüye gittiğini savunuyor

Yüzde 27.6 ise iyiye gittiğini savunuyor.

Kötüye Gidişatla ilgili olarak kimi sorumlu buluyorsunuz sorusuna ise,

Yüzde 28.5’i kötü gidişattan Erdoğan’ı,

yüzde 27.6’sı hükümeti,

yüzde 10.6’sı dış güçleri

yüzde 7.2’si Berat Albayrak’ı sorumlu tutuyor.

Yine Araştırmaya göre hane halkının borçlanma ile ilgili sorusunda ise Yüzde 59.4’u borçlu çıktı.

Borçlanmalarında ise

yüzde 77’si bankalara,

yüzde 12.5’i eşe dosta borçlanmış.

Yüzde 91.9’u borcunu ödemekte güçlük çekiyor.

HALK GÜVENMİYOR

Dünyayı saran Koronavirüs salgını ile ilgili sorularda ise; Yüzde 60’ı Sağlık Bakanlığı’nın salgınla ilgili açıkladığı vaka ve ölüm sayılarına inanmıyor. Yalnızca yüzde 36.3’ü verileri doğru kabul ediyor.

Yüzde 52.5’i hükümetin corona virüsüyle ilgili önlemlerini başarısız buluyor.

Yüzde 81.2’si corona virüsünden ötürü endişeli.

Yüzde 51.5’i aşı yaptıracağını, yüzde 48.5’i ise yaptırmayacağını vurguluyor.

Yüzde 55.2’si Çin aşısına güvenmezken, yüzde 37.9’u güvenmiyor.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Kılıçtaroğlu Açıkladı! Millet İttifakı Genişleyecek Mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Yayımlandı:

on

Halk TV Programı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş CHP Lideri ile röportaj yaptı. Gündemle ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu daha çok erken nedeni de şu, önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değil. Önümüzdeki seçimler demokrasiden yana olanlarla demokrasiye karşı olanların seçimi olacaktır. Bugün, Cumhur İttifakı’nda hiçbir tartışma yok. 1 kişi var orada ne derse oluyor. Orada bir tartışma zemini, demokrasi zemini yok. Tam bir otoriter yapı var, Bahçeli de otoriter. Millet İttifakı’nda demokratik bir yapı var.” şeklinde oldu.

MUĞLA MİLLETVEKİLİ HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

Muğla’daki Pınar Gültekin Cinayeti ile ilgili olarak CHP’li Süleyman Girgin hakkında da açıklamalarda bulundu. Halk TV deki programındaki açıklamalarında Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

”Çok basit, milletvekili HTS kayıtlarını istedi zaten, geldiği zaman bütün gerçekler ortaya çıkacak. Milletvekilimiz gayet açık, aradım birkaç dakika konuşup başsağlığı diledim diyor. Kanıtlanırsa öyle bir görüşme yaptığı bırakın CHP’den ben milletvekilliğinden de istifa ederim diyor. HTS gelir bakılır, edilir. Hatta mahkeme de isteyebilir bu kayıtları. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER