Sosyal Medya

Ekonomi

Döviz uçtu, borsa düşüşte! Ekonomik göstergeler ne diyor?

Ekleme Tarihi:

-

borsa istanbul

Altında bir süredir devameden aralıksız yükselişi takiben döviz rezervlerinin eridiği haberleri ve Euro-Dolar ikilisi karşısında Türk Lirası’nın büyük kayıp yaşaması sonrası Borsa, günü yüzde 5,26’lık düşüşle tamamladı.

Borsa İstanbul 100 (BIST) endeksi günü yüzde 5,25’lık düşüşle tamamladı.

Endeks, 57,40 puanlık azalışla 1.034,40 puanla kapanırken, toplam işlem hacmi 23,5 milyar lira oldu.

Gün sonunda bankacılık endeksi yüzde 4,98, holding endeksi de 6,07 değer kaybetti.

borsa istanbul 2

Döviz uçtu, borsa düşüşte! Ekonomik göstergeler ne diyor?

Ünlü ekonomi profesörü Korkut Boratav’ın, ekonomik göstergelerin gideceği noktayı açıkladığı 1 Ağustos tarihli yazısı ise şöyle:

Saray iktidarı, Mayıs’tan bu yana korona salgınının yarattığı ekonomik çöküntüyü aşmaya çalışıyor.

Önce, “kapanma” aşamasına hızla son verildi. Mayıs’ta para/maliye politikaları iç talep hareketlerine ivme kazandırdı. Karşılığında Türkiye’nin kronik sorunu “hortladı”; dış açık tırmandı. Nisan sonunda dolar 7 TL eşiğine ulaştı. Financial Times  teşhis koydu: “Türk lirası mükemmel bir fırtınaya girdi” (7 Mayıs 2020).

Türkiye’de kriz algılaması dolar fiyatına bağlıdır. Çıkmaz ortadadır: Kredilerin, bütçe açığının genişlemesi sürdürülmeli; ama kriz algılanması önlenmelidir.

Dış finansman zamana yayılabilir; ama algılama günlük döviz kurlarına bağlıdır. Bu yüzden iç talep pompalanırken döviz kurlarında istikrarı sağlayacak yöntemler keşfedilmeli; uygulanmalıdır.

Hedefe ulaşıldı; ama, sadece iki aylık bir süre için… “Kriz algılaması” bir süre ertelendi. Aşamaları gözden geçirelim.

kamu maliyesi

Döviz uçtu, borsa düşüşte! Ekonomik göstergeler ne diyor?

KREDİ TAMAM AMA YA KAMUSAL HARCAMALAR?

Kapitalizmin krizlerinde  sermaye, genişletici para politikalarını tercih eder. Düşük faizler ve parasal genişleme, önce finans kapitali, giderek şirketleri destekler. Vergi indirimleri yerine kamu harcamalarına dayanan maliye politikaları ise emek-yanlısıdır. Üstelik “çoğaltan” yoluyla talep genişletici etkisi daha yüksektir.

AKP iktidarının sınıfsal kimliği, korona bunalımı sonrasında da doğrulandı. Para politikalarına öncelik verildi. Haziran’a kadar her ay indirilen politika faizi bugünkü enflasyonun dört puan altındadır.

Kamu bankaları kredi genişletmeye zorlandı. BDDK, özel bankalar için de kredileri artırıcı direktifler çıkardı. Kredi/mevduat  arasında belli bir asgari oran (“aktif rasyosu”) sağlanmadığı takdirde yaptırımlar söz konusudur. Vadesi 2020’de dolacak kredi ödemelerinin ertelenme taleplerinin karşılanması; bunlar için “uygun” faizlerin uygulanması istendi. Kredi kartları için de “kolaylıklar” telkin edilmektedir.

Bir yıl içinde ticari kredi faizleri çarpıcı boyutta (%23,6 → %8,2) düştü. Taşıt, konut ve tüketici faizlerinin 17 Temmuz ortalaması %10,7’dir; yani 12 aylık enflasyonun (%12,6’nın) altındadır (Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 24 Temmuz, s.62).

Kredi faizlerini gözleyen eski FED uzmanlarından Erkin Şahinöz vatandaşlara tavsiyede bulunmuş: “Bir daha böyle faiz bulmak kolay değil; çekebildiğiniz kadar, hatta ihtiyacınız olmayan krediyi çekin; bunların birazını da mevduatta tutun” (Cumhuriyet, 17 Temmuz).

Maliye politikaları da genişleyici doğrultudadır. 2020 için hedeflenen bütçe açığının yüzde 79’u (109,5 milyar TL) ilk altı ayda gerçekleşti. Oğuz Oyan, salgın ortamında bu boyutta bir bütçe açığının yüksek olmadığını; tam aksine yetersiz olduğunu vurguladı (Sol Portal, 21 Temmuz).

Zira, salgın sonrasında oluşan bütçe açığının bileşimi sorunludur.  Sağlık sistemine ve istihdam, gelir kaybına uğrayan emekçilere yapılan ek harcamaların payı bakımından Türkiye G20 ülkelerinde son sıradadır. Bütçeden bankalara, şirketlere dönük teşvik, garanti, kredi türü aktarımlar öne çıkmıştır.

dış açık

Döviz uçtu, borsa düşüşte! Ekonomik göstergeler ne diyor?

İÇ TALEP DIŞARI AÇIKTAN ÖTÜRÜ VAR OLAMIYOR

Salgın, ekonomiyi Mart’ta etkilemeye başladı; ilk üç ayda küçülmeye yol açmadı: TÜİK’e göre GSYH, Ocak-Mart 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artmıştır. İkinci üç ayda sert bir daralma öngörülüyor. IMF öngörüsüne göre Türkiye ekonomisi 2020’de yüzde 5 küçülecektir. 2017 sonrasında üst üste üç kriz/küçülme yılı, iktidar açısından siyasal bir karabasandır; önlenmelidir.

Ne var ki, kamçılanan iç talep, ekonominin kronik hastalığı olan dış açık engeline çarpacaktır. Cari işlem açığı, dış finansman sorunları Temmuz’a kadar ağırlaşacaktır.

Öncelikle yabancı sermaye “eksi” seyretmeye başladı; Ocak-Mayıs 2020’de -9,8 milyar dolarlık hareket (“net çıkış”) gerçekleşti. Aynı toplam, 12 ay öncesinde +14,6 milyar dolardı.

Dahası da var: Geçen yıl dış finansman yükünü hafifleten cari işlem fazlası 2020’de tarihe karıştı; ilk beş ayda 16,7 milyar dolar dış açık verildi. Yıl sonuna kadar bu açığın daha da tırmanması kaçınılmaz görünüyor.

Mayıs verilerine göre sonraki on iki ayda vadesi gelen dış borç taksitleri son dört ayda artmış; 170 milyar dolar eşiğine ulaşmıştır. Uluslararası finans çevreleri, Türkiye’nin artan kırılganlığını yakından izliyor. Vadesi gelen dış borçların tümüyle yenilenmesi beklenemez. Cari işlem açıkları da eklenirse millî gelirin dörtte birine ulaşan bu dış finansman gereksinimi nasıl karşılanacak?

döviz kurları

Döviz uçtu, borsa düşüşte! Ekonomik göstergeler ne diyor?

DÖVİZ KURLARINI GEÇİCİ DE OLSA NASIL SABİT TUTTULAR?

Yukarıdaki soru yanıtsız kaldığı için Nisan’dan itibaren döviz fiyatları tırmandı. Döviz kurlarına yansıyan gerilimin  kronolojisine göz atalım.

Bank of International Settlements (BIS) Türkiye’de Ekim-Aralık 2019 ortalama dolar fiyatını 5,79 TL olarak hesaplamış. Salgınla birlikte dolar fiyatı hızla tırmandı; Nisan sonunda 7 TL eşiğine ulaştı.

Uluslararası finans çevrelerinin Türkiye’ye ilişkin o tarihli bir yorumunu aktarıyorum: “7 TL’ye her yaklaştığında dolar satışları dalgası başlıyor; rezervler eriyor; bu fiyat aşağı itiliyor. Ekonomik ve finansal mantığa karşı açılan bu savaş ilginçtir.” (FT, 30 Nisan 2020).

Dolar kurunun aylık ortalaması Mayıs’a kadar yükseldi. Haziran’da dolar fiyatı biraz aşağı çekildi; sonra istikrar buldu. Mayıs, Haziran ve Temmuz’un ilk dört haftasında ortalama dolar fiyatları (TL olarak) şöyledir: 6,93 → 6,83 →6,85…

Tuhaf bir durum var: Yukarıda sıraladığım dış kırılganlıklar ağırlaşırken döviz kuru istikrar kazanmıştır. Finans uzmanlarının ifadesiyle “ekonomik ve finansal mantığa karşı açılan savaş” kazanılmış görülmektedir. Hangi yöntemlerle?

Bu “yöntemler”, “sermaye hareketlerinde denetim” başlığı altında toplanır. Açıkça ilan edilmez; zira, bu doğrultuda ileriye gidilirse ülke, uluslararası sermaye hareketleri bakımından fiilen “yasaklı” bir kategoriye taşınır. Dış borçların ödenememesi gündeme gelir.

İktidar, adını koymadan bu doğrultuda adımlar atmıştır. Bir kriz algılaması yaygınlaşmadan döviz fiyatlarını frenlemeye çabalamaktadır.

özkaynaklar

Döviz uçtu, borsa düşüşte! Ekonomik göstergeler ne diyor?

Barış Soydan bu yöntemlerin adını açıkça koymuş: “Türkiye sermaye kontrollerine başladı bile: Bankaların yurt dışıyla swap işlemlerinin öz kaynaklarının yüzde 0.5’i ile sınırlandırılması; yurt dışına TL vermelerinin önlenmesi; uluslararası bankalara TL’de işlem yasağı getirilmesi; 100 bin dolar alanların bir gün beklemek zorunda kalması; ihracatçıların kazandıkları dövizi 6 ay içinde Türkiye’ye getirme mecburiyeti sermaye kontrolü değilse nedir?” (T24, 20 Mayıs).

Bu yöntemlere, (dış finans çevrelerinin de yakından izlediği) TCMB ile kamu bankaları arasındaki TL/dolar swap işlemlerini ekleyelim; kamu bankalarının, hatta Hazine’nin net rezervlerinin eksiye indiği tespiti ile birleştirelim (Kerim Rota, Para Analiz, 23 Mayıs). Gözlenecek ki, Türkiye ekonomisinde net döviz pozisyonu “artı” olan iki “sektör” kalmıştır: Özel bankalar ve  döviz mevduatı tutan hane halkları…

Bu iki sektörde de “dolarlaşmaya” son verilirse, sermaye hareketlerinin kontrolü tamamlanır; döviz fiyatları da hedeflenebilir. Yüzyılın başında bu işi Arjantin becerdi; sermaye hareketlerinin kontrolü ile büyümeyi bağdaştırdı. Ama emekçilerin sürüklediği sert bir sınıf mücadelesi sonunda…

Son adımları atmak, finans kapitale, sonuçlarını göze alarak meydan okumaktır. Yarım-yamalak yöntemlerle “zaman kazanma” peşinde olan Saray’ın sınıfsal kimliğine aykırıdır. Döviz fiyatlarını frenleme çabası, bu yazı kaleme alınırken dahi ($1=6,99 TL) yenilgiye uğramış gibidir.

Saray ise, herhalde, Financial Times editörlerinin 30 Temmuz tarihli tavsiyelerine uyup “ekonominin çekim gücüne direnmekten” vazgeçecektir. Yani sermaye hareketlerini denetlemeye son verecek; dolar fiyatını büyük ölçüde piyasaya teslim edecektir.

 

Ekonomi

Yapılandırma; Belediyeler 120, Spor Kulüpleri 72, Vatandaş 18 Ay

Esnaf, küçük işletmeler için ”Vergi Yapılandırması” yerine ”Vergi Affı” bekliyor. Salgın bir çok ülkede ekonomik sorunların dağ gibi büyümesine neden oldu.

Yayımlandı:

on

vergi affı

Esnaf, küçük işletmeler için ”Vergi Yapılandırması” yerine ”Vergi Affı” bekliyor. Salgın bir çok ülkede ekonomik sorunların dağ gibi büyümesine neden oldu. Bir çok ülke vatandaşına, esnafına direk nakit yardımı, kira ödemesi yaparken, bizde daha önce yapılan düzenlemenin bir benzeri getirildi.

AKP iktidarı dönemi ile ”Vergi Yapılandırması” olarak 10.cu defadır vergi affı düzenlemesi TBMM de kabul edildi.

Torba yasa ile düzenlenen İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin torba yasa teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.

Teklife son anda eklenen madde ile vergi, prim dahil, kamuya olan borçların 18 taksitle ödenmesinin yolu açıldı. Teklif kamuoyunda “varlık barışı” olarak adlandırıldı.

Yapılan düzenleme ile, yurt içi veya yurtdışındaki döviz, altın gibi menkullerini kayıt altına aldıranlara vergi muafiyeti getirilmesini de öngörüyor.

Koronavirüs salgını ile vatandaşın yaşadığı ekonomik buhrana Vergi Yapılandırmasının çare olması çok uzak bir ihtimal olarak kalıyor. Zira kimse ekonominin gidişatından memnun değil ve gelecek planlaması yapamıyor. Esnaf dertli işyerleri siftahsız kapatılıyor.

Vatandaş ise bu getirilen ”Vergi Yapılandırmasını” ancak bankadan kredi alarak yapabilir görülüyor. Ve önümüzdeki aylarda koronavirüsün ortadan kalkması, ekonominin rayına oturması pandemi koşullarının normale dönmesi ile gerçekleştirebilir.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak; ”Vatandaş Vergi Yapılandırılması değil borçların silinmesini istiyor. Bu borçlar silinmeli” vatandaş yine bankalardan kredi aldırılarak borçlandırılmasının çare olmadığını ifade ediyor.

Vatandaş kirasını, elektriğini, sigorta primini ödeyemezken vergisini yapılandırıp ödemekten çok uzak.

Esnaf, küçük işletmeler için ”Vergi Yapılandırması” yerine ”Vergi Affı” bekliyor. Salgın bir çok ülkede ekonomik sorunların dağ gibi büyümesine neden oldu. Bir çok ülke vatandaşına, esnafına direk nakit yardımı, kira ödemesi yaparken, bizde daha önce yapılan düzenlemenin bir benzeri getirildi.

Vatandaş, Kurumlar, Belediyeler, Spor Kulüpleri Vergi Yapılandırmasından Nasıl Yararlanacak İşte Cevapları:

Vergi Yapılandırması

1- Yapılandırma hangi borçları kapsıyor?

SGK, Vergi borçları, TOBB, TESK, Barolar Birliği, TÜRMOB, belediyelere, özel idarelere, YİKOB’lara olan borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümleri içeriyor. KOSGEB’in kredi alacakları, Sanayi Bakanlığı bütçesinden organize sanayi bölgelerine ve sanayi sitesi yapı kooperatiflerine verilen krediler kapsama alanına giriyor.

Özel idarelerin, belediyelerin ve belediyelerin sahip olduğu şirketlerin, yüzde 50’sinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan kira alacakları ve hasılat payları, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıfların kira alacakları, kalkınma ajanslarının özel idareler, belediyeler ve sanayi odalarından olan alacakları, Türk Standartları Enstitüsü’nün sundukları hizmet nedeniyle doğan alacakları da yapılandırılıyor.

vergi affı

2- Yapılandırmada 31 Ağustos 2020 tarihi mi? esas alınacak.

Kanun kapsamına 31 Ağustos 2020 ve öncesindeki borçlar girecek. İhtilaflı alacaklar ise kapsama girmiyor. Yılın sonuna kadar başvurular yapılabilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve gümrüklere yapılacak ödemeler 2021 Ocak ayında, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılacak ödemeler de Şubat ayında başlayacak.

3- Faiz olarak 0.35 Yİ-ÜFE Esas Alınacak?

Borçların yapılandırılmasında yüzde 0.35 olarak belirlenen Yİ-ÜFE esas alınacak. Gecikme zammı ya da faizi yerine Yİ-ÜFE katsayısı dikkate alınacak ve borçluya seçenekler sunulacak.

18 taksit taksitlendirme yapılabilecek, ikişer ayda bir ödeme olacak. Peşin ödemeyi tercih eden borçlulara yüzde 90 oranında hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından indirim yapılacak. İlk 2 taksit ödeme süresi içinde borcunu tamamen ödeyen borçlulara Yİ-ÜFE’de yüzde 50 oranında indirim yapılacak.

Taksitle ödemeyi seçen borçlular ise kanunda belirlenen bir katsayıyla taksit dönemine ilişkin bir ek yükümlülükle karşılaşacaklar. Bu da daha önceki yapılandırmalarda olduğu gibi yüzde 4.5 faiz olacak.

Komisyon görüşmelerinde verilen bir örneğe göre 100 liralık bir vergiye örneğin 80 lira gecikme zammı işledi. Yeniden hesaplanırken 80 lira silinecek, böyle bir durumda Yİ-ÜFE 40 lira çıktı ve borç 140 liraya düştü. Peşin ödeme yapılırsa ödeme 104 lira olacak. Bir başka deyişle Yİ-ÜFE tutarının 4 lirası ödenecek, 36 lira silinecek.

Taksitle ödenirse yine seçenekler devreye girecek. Örneğin 6 taksit seçildi. 140 lira 0,045 oranında yani yıllık yüzde 4,5 oranında bir katsayıyla çarpıp artırılacak, bu rakam taksitlere bölünecek.

4- Hangi cezalar kapsam dışı?

Adli para cezaları, üst kurullar tarafından, düzenleyici denetleyici kurullar tarafından verilen idari para cezaları, COVID-19’la mücadele kapsamında Hıfzıssıhha Kanunu çerçevesinde verilen para cezaları ve yasak yerlerde tütün kullanımı nedeniyle verilen para cezaları kanunun kapsamı dışında tutulacak.

5- Taksitler aksarsa yapılandırma bozulacak mı?

Kanundan yararlanmak için ilk 2 taksitin süresinde ödenmesi gerekiyor. İlk iki taksitten sonra ise, bir takvim yılında 2 taksit süresinde ödenmezse bir şans daha verilecek. Bu ödenmeyen 2 taksit, son taksiti izleyen ayda gecikme zammıyla birlikte ödenirse kanundan yararlanmaya devam edilebilecek.

6- Belediyelerin ve spor kulüplerinin SGK’ya olan borçları nasıl yapılandırılacak?

Belediyeler için 120 aylık bir ödeme planı öngörüldü. Özel idareler ve spor kulüplerine 72 aylık bir dönem verildi, bu kapsamda borçlarını 36 taksitte ödeyebilecekler.

7- Yapılandırma taksitlerinin bir kısmı ödenemezse ne olacak?

Böyle bir durumda ödenen tutar yapılandırma kapsamında kalacak. Kalan borç ise ilgili mevzuata göre takip ve tahsil edilecek.

8- Borçluların önceki kanunlar çerçevesinde yapılandırdıkları borçları ne olacak?

2018 yılında çıkan yapılandırma kanununun 13. taksit ödemesi yapılmış durumda. Bu yapılandırmada halen borcunu ödemeye devam edenler isterlerse, yeni kanun kapsamına gelebilecek.

Böyle bir durumda yaptıkları ödemeler eski kanun çerçevesinde yararlandırılacak, kalan borç yeniden hesaplanarak bu kanuna getirilecek ve yeniden bir ödeme süresi kazanmış olacaklar. Daha önceki yapılandırmalarda hakkını kaybetmiş borçlular da, ödemedikleri tutarlar için başvuru yapabilecek.

9- Sosyal güvenlik kapsamında hangi borçlar nasıl yapılandırılacak?

31/8/2020’den önceki döneme ait olan sigorta primleri, Genel Sağlık Sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, rücu alacakları, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar da yapılandırılacak. Ayrıca Genel Sağlık Sigortası için gelir testine hiç başvurmamış olanlar, 31 Mart 2021’e kadar gelir testine başvurursa geriye dönük borç çıkarılmayacak.

Genel Sağlık Sigortalı olup tahakkuk eden borcu olanlar ise, prim borçlarını 30 Nisan 2021’e kadar öderse gecikme zammı ve gecikme faizinin tamamından vazgeçilecek.

Bağ-kurlular için de düzenleme yapılacak. Yasa yürürlüğe girdikten iki ay sonraya kadar prim borçlarını ödemeyen veya yapılandırmayan Bağ-Kurluların sigortalılığı durdurulacak. Daha önce durdurulan sigortalılıkları için başvuruda bulunanlar ise yapılandırmaya göre bu borcunu ödeyebilecek.

10- Daha önceki yapılandırmalarda tahsilat oranı ne oldu?

2018 yılında çıkarılan 7143 sayılı yeniden yapılandırma yasasına göre SGK’nın tahsilatı yüzde 15.39 oldu. Halen bu yapılandırmanın taksitleri devam ediyor. 7020 sayılı yeniden yapılandırma yasasında ise SGK’nın tahsilat oranı yüzde 22.45’te kaldı.

Gelir İdaresi’nde ise 7143 sayılı yasayla 49.6 milyar lira yapılandırılırken tahsilat 25.8 milyar lira oldu, tahsilat oranı yüzde 37.1 düzeyinde kaldı. 7020 sayılı yasada ise yapılandırılan tutar 13.8 milyar TL, tahsilat da 5.6 milyar lira oldu. Burada tahsilat oranı yüzde 40.8 düzeyine ulaştı.

‘Tıkanmayı gidermek için yol gösteriyoruz’
YAPILANDIRMA ile ilgili kasa affının dahil olup olmadığına yönelik, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Dinçbaş açıklama yaptı. Dinçbaş, “Bu çalışmanın, bu inisiyatifin en önemli hedefi, tıkanmış olan insanlara bir şekilde bu tıkanmayı gidermek için bir yol göstermek. Stok affı, kasa affı gibi konular bu tıkanmayla ilgili değil.

Bunlar aslında kayıt dışı ekonomiye yardım eden elementler. Kasa affını getirdiğiniz zaman özellikle patronların şirketlerindeki fonları çekip kasada varmış gibi göstererek yani yalan miktarlar göstererek vergisini ödemeden işte bonustu, maaştı vesaireyi ödemesini sağladıkları bir yöntem. Bunu affederek ‘Evet, biz vergi almadan bunu geçiştirmeyi sağlıyoruz’ diyoruz. Böyle bir şey artık söz konusu olmayacak” yanıtını verdi.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Faturalara özelleştirme zammı geliyor! İşte detaylar!

AKP Genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan; elektrik, doğalgaz, su gibi kaynakların sayaçlarında okumaları ve muayene işlemlerini kamu hizmeti olmaktan çıkarıp özel şirketlere devretme kararı aldı. Kararın vatandaşa etkisi ise faturaların kabarması olacak.

Yayımlandı:

on

özelleştirme sayaçlar 24 ekim

Özelleştirmeler ile cumhuriyet tarihine adını yazdıran AKP hükümetinin neredeyse tüm kamu hizmetlerini özel şirketlere satması sonrası, faturalara özelleştirme zamları geliyor.

AKP Genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan; elektrik, doğalgaz, su gibi kaynakların sayaçlarında okumaları ve muayene işlemlerini kamu hizmeti olmaktan çıkarıp özel şirketlere devretme kararı aldı. Kararın vatandaşa etkisi ise faturaların kabarması olacak.

Resmi Gazete’de yayınlanan karara göre, Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamındaki periyodik muayene hizmetleri özelleştirme kapsam ve programına alındı.

Bu kapsamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği elektrik, su, doğalgaz sayaçlarının muayene ve periyodik bakım işlemleri ihaleyi kazanan şirketlere bırakılacak.

zamlar 24 ekim

Faturalara özelleştirme zamları geliyor.

ÖZELLEŞTİRMELER İLE VATANDAŞ DAHA DA FAKİRLEŞECEK!

Söz konusu işlemler ücretli olup faturalara yansıtılacak. Türkiye’deki devlete ait son kamu hizmetlerinden olan işlemlerin özel şirketlere peşkeşinin 2025 yılına kadar tamamlanması bekleniyor.

Geçtiğimiz yıllarda alınan kararla, araç muayene istasyonlarını satılığa çıkaran devletin bu hamlesinden sonra araç sahipleri araç muayene istasyonlarını devralan şirketlerin insafına bırakılmıştı.

Elektrik, doğalgaz ve su sayaçlarının belirli süreleri bulunuyor. Bu süreleri dolan sayaçlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na götürülüyor ve bu işlemler vatandaşa bildirilmiyor. Söz konusu değişim işlemleri faturalara fahiş zamlar olarak yansıyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

24 Ekim 2020 Cumartesi gram, çeyrek, tam altın fiyatları!

Altın fiyatları PPK’nın yeni kararlarına dair beklenti yaşadığı düşüş sonrası dünden beri yükselişte. Bugün de sabah saatlerinden itibaren fiyatlar yüzde 0.2 oranla artmaya devam ediyor.

Yayımlandı:

on

altın 24 ekim 1

Bugün 24 Ekim Cumartesi gününde altın ne kadar oldu? Bugün gram, çeyrek, tam altın fiyatları belli oldu. Altında milyonlarca küçük ve orta yatırımcı 24 Ekim Cumartesi piyasalarda altının ne kadar olduğunu merak ediyor.

Altın fiyatları PPK’nın yeni kararlarına dair beklenti yaşadığı düşüş sonrası dünden beri yükselişte. Bugün de sabah saatlerinden itibaren fiyatlar yüzde 0.2 oranla artmaya devam ediyor.

Altının gramı 486,78 Türk Lirası belirlenirken fiyatlarda PPK’nın faiz arttırımına gitmemesi etkili oldu. Son dönemin güvenilir yatırım araçlarından olduğu düşünülen altının ilerleyen günlerde nereye evrileceği merak konusu iken TCMB’nin faiz arttırımı kararı almaması, döviz ve altın fiyatlarında bugün de büyük yükselişin yaşanmasına neden oldu. Altın fiyatları düşermi çıkarmı yükselirmi artarmı 2020?

ALTIN FİYATLARI BUGÜN NE DURUMDA 24 EKİM 2020?

Büyük ve küçük ölçekli yatırımcıların gündem maddesi olan altının çizdiği grafikte bu sabah saatlerinden itibaren altın fiyatları tarihi oranlarda yükselişini sürdürüyor. Gram altın, dün sabah saatlerinden itibaren seviyesini korumaya devam ediyor.

altıjn 24 ekim 2

Bugün 24 Ekim Cumartesi gününde altın ne kadar oldu? Bugün gram, çeyrek, tam altın fiyatları belli oldu. Altında milyonlarca küçük ve orta yatırımcı 24 Ekim Cumartesi piyasalarda altının ne kadar olduğunu merak ediyor.

ALTIN DÜŞER Mİ SON DAKİKA! 24 EKİM 2020 UZMAN YORUMU!

Uzmanlar bu dönemde altına yatırım yapılmasını riskli bularak küresel bir salgın krizi olduğunu ve altında yatırım yapmanın çok riskli olduğunu savunuyor. Birçok uzman ise kısa vadede riskli görülen altın fiyatları uzun vadede kar sağlayacağını iddia ediyor.

22 AYAR BİLEZİK

ALIŞ: 439,84

SATIŞ: 456,85

ATA ALTIN

ALIŞ: 3.236,80

SATIŞ: 3.262,20

CUMHURİYET ALTINI

ALIŞ: 3.221,00

SATIŞ: 3.270,00

TAM ALTIN

ALIŞ: 3.110,52

SATIŞ: 3.170,68

YARIM ALTIN

ALIŞ: 1.579,50

SATIŞ: 1.595,70

ÇEYREK ALTIN

ALIŞ: 789,80

SATIŞ: 797,90

GRAM ALTIN

ALIŞ: 486,78

SATIŞ: 486,95

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER