Sosyal Medya

Siyaset

Erdoğan konuştu: Yeni korona yasakları! – CANLI YAYIN TIKLA İZLE!

2020 yılının son Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılının İstiklal Marşı yılı ilan edildiğini ifade ederken, önümüzdeki sene yaşanacak önemli gelişmelere dair kritik açıklamalarda bulundu.

Ekleme Tarihi:

-

AKP Genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında konuştu. Erdoğan, yeni koronavirüs yasaklarının ilk sinyalini verdi.

2020 yılının son Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılının İstiklal Marşı yılı ilan edildiğini ifade ederken, önümüzdeki sene yaşanacak önemli gelişmelere dair kritik açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Yılın son kabine toplantısı yaklaşık üç saat sürdü.

Recep Tayyip Erdoğan açıklama yapıyor.

Erdoğan’ın açıklamasının satır başları:

Aziz milletim, değerli basın mensupları, sizlere en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. 2020 yılının son kabine toplantısını az önce gerçekleştirdik. İçinden geçtiğimiz bu yıllar ülkemizin yakın tarihindeki pek çok önemli hadisenin 100. yıldönümlerini de ifade ediyor.

Önce İstiklal Harbimizin başlangıcı olarak kabul ettiğimiz Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkışlarının 100. yılını idrak ettik. 22 Haziran Amasya, 23 Temmuz Erzurum, 11 Eylül Sivas kongresiyle devam etmiştir. Gazi Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelmesinin ardından istiklal mücadelesi yeni bir safhaya gelmiştir.

İstiklal Harbi’nin bizzat yöneterek Gazi sıfatını alan büyük millet meclisi bu vasfını 15 Temmuz’da bu vasfını bir kez daha tescil ettirerek tarihe geçmiştir. TBMM kabulünün 100. yılı vesilesiyle 2021’i İstiklal Marşı Yılı olarak ilan etti. Bu ülkenin vatandaşı, bu milletin ferdi olmanın en başta gelen şartlardan birini İstiklal Marşı’nın 10 kıtasındaki tüm mesajlarını kalbimize kazımaktır.

İstiklal Marşımız 1 asır önce millet olarak hürriyetimizi kazanmak, vatanımızı işgalden kurtarmak, yeni bir gelecek inşa etmek için vardığımız milli mutabakatın ifadesiydi. Bugün de aynı mutabakatla hedeflerimize doğru yürüyoruz. İstiklal marşımızı unuttuğumuz gün ayağımıza esaret prangası, boynumuza zillet zinciri vurulmuş demektir.

Bayrağı bez parçası, ezanı hoparlör gürültüsü, şehadeti sıradan bir ölüm olarak görenlerin İstiklal Marşının manasını kavrayabilmesi elbette mümkün değildir. Biz Asım’ın nesli dedikçe içlerini sıkıntı basanların tek vatan, tek bayrak, tek devlet, tek millet dedikçe yüzlerini buruşturanların İstiklal Marşına sahip çıkması elbette mümkün değildir. Mandacıların özellikle dünden gelen bu mandacıların bugünkü temsilcilerin dış güçlerin borozanlığından, terör örgütlerinin hamiliğine kadar koşması İstiklal Marşımıza daha sıkı sahip çıkmamızı gerektiriyor.

Hamdolsun bayrak ve ezan hassasiyetini yeri geldiğinde canı pahasına koruyan evlatlarımız var. Medeniyetine, tarihine, kültürüne, değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir nesil var. Ardı ardına 100. yılını idrak ettiğimiz her tarihi hadise bize sahip olduğumuz ülkenin, mensubu olduğumuz milletin kıymetini bize bir kez daha hatırlatıyor.

İnşallah 2023’de ülkemizi dünyanın en büyük 10 devletin arasına sokarak hep birlikte ortaya koyacağız. Bugünkü kabine toplantımızda ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planını da görüştük. Siber güvenlik tüm dünyada üzerinde hassasiyetle durulan konuların başında geliyor. Güvenlik, sağlık, eğitime kadar her alanda hayatımızın ayrılmaz parçası olan dijitalleşmeyle birlikte siber tehditlerde büyük artış yaşanıyor.

Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Günlük hayatımızı kolaylaştıran teknolojilerin tamamı da dijital altyapılar üzerinde çalışıyor. Devletler vatandaşların can ve mal güvenliğinin yanında dijital verileri de korumak durumundadırlar. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ile bu doğrultuda ilk adımı atmıştık. Geldiğimiz noktada ülkemizin siber güvenlik politikalarını bütüncül bir anlayışla özellikle yeni bir strateji oluşturma konusunda adımı attık.

Son dönemde dijital altyapıda, siber güvenlik konularında kimi zaman gizli, açık engellere maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli anlayışla şekillendirdik. İlk haberleşme uydumuzu inşallah 2022’de uzaya gönderiyoruz.

Kendi milli siber güvenlik teknolojilerimizi geliştirmek suretiyle güçlü ve caydırıcı bir altyapı oluşturuyoruz. Mavi vatandan siber uzaya kadar her sahada egemenlik haklarımıza sahip çıkacağız. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimizle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız öncülüğü ile uzun zamandır yürüttüğümüz çalışmalar sona gelmiştir.

Ülkemizin dijital altyapılarını siber saldırılarına karşı inşallah güvenli hale getireceğiz. Türkiye’nin bu alanda kendi ürünleri, firmalarıyla uluslararası düzeyde söz sahibi olmasını da sağlayacağız.

Salgın döneminde üzerinde en çok konuşulan hususlardan biri gıda üretimi ve tedarikinin sürdürülebilir olmasıydı. Yaşadığımız kuraklık bu tartışmayı daha da önemli ve anlamlı hale getirmiştir. Tarımda geçtiğimiz yüzyılın üretim anlayışıyla bugünkü arasında çok büyük fark bulunuyor. Bir asır sonrasında çok daha büyük farklılık ortaya çıkacağı açıktır. Bugün 140 ülke başka yerlerde toprak kiralamak suretiyle kendini geleceğe hazırlamanın gayreti içerisindedir.

Bu konuda en cazip yer de bakir ve bereketli Afrika topraklarıdır. Toprak kiralamada amaç bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil yarım asır, 1 asır sonrasının taleplerine hazırlık yapmaktır. Türkiye olarak biz de çeşitli yerlerde toprak kiralamaya başladık. Böyle bir derdi olmayanlar ülkemizin niçin Sudan’da, Nijer’de toprak kiraladığını anlayamıyor. Bir de çıkıp bize ithamlar yöneltiyorlar.

Dünyanın başka hiçbir yerinde hükümetlerin böyle ithamlara maruz kaldığını göremezsiniz. Maalesef bu yıkıcı ve çapsız zihniyet yaptığımız barajlar, yollar, hastaneler, enerji santrallerine kadar her konuda karşımıza çıkıyor. Çiftçi, üretici ve insanımızı bize karşı kışkırtmak için tamamı yalan ve çarpıtılmış söylemlerle bu zihniyeti çok iyi tanıyoruz. Bu zihniyete cevap vermek bizim için zuldürzuldür. Hakikatleri tekrar tekrar anlatmak mecburiyetindeyiz.

Soframızda eksikliğini hissetmediğimiz ekmeğimizi, aşımızı üreten kalbi imanlı, eli nasırlı, yüreği tertemiz çiftçilerimizin her birine şükranlarımı sunuyorum. Emeklerinin karşılığını vermek için 18 yıldır çalışıyoruz. Türkiye’nin Avrupa’dan Asya’ya uzanan toprakları hamdolsun kendi ihtiyacını karşılayacak tarımsal üretimine imkan sağlıyor. Özellikle son dönemde yaptığımız altyapı sayesinde ülkemiz önemli bir gıda ihracatçısı konumuna gelmiştir.

Sadece kendi üretimimize bağlı kalırsak böylesine büyük bir gıda ihracatçısı olamayız. Türkiye geçtiğimiz 18 yılda tarımsal milli gelirini 37 milyar liradan 278 milyar liraya yükselterek Avrupa’da ilk sıraya yükselmiştir.

Temel gıda ürünleri olan un ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ikinci sıradayız. Tarım ürünleri ihracatında net dış ticaret fazlamız 5,3 milyar dolardır. Çiftçiliğimize verdiğimiz destekleri 12 kat arttırdık. Sadece 2020 yılında çiftçimize verdiğimiz destek 22 milyar liradır. Büyükbaş hayvan varlığında 18,6 milyon adetle Avrupa ikincisiyiz. Küçükbaş hayvan varlığında 55 milyonun üzerine çıkarak Avrupa’da bir numara olduk.

Tarımsal üretiminde artış kendi kendine gerçekleşmedi. Destekler yanında çok büyük sulama projelerini hayata geçirdik. Son 18 yılda sulama amaçlı 600 baraj, 423 gölet, 1457 sulama tesisi yaparak milletimizin hizmetine sunduk. 254 milyar lira kaynak kullandık.

Toprak nedir? Çiftçi ne iş yapar? Üretim nasıl yapılır bilmeyenler ağızlarını her açtıklarında saman ithalatından bahsederek aslında cehaletlerini sergiliyorlar. Ülkemizin geçtiğimiz yıl saman miktarı 23,7 milyon ton. İhracat gelirimiz de 14 milyon dolardır. İthalat dedikleri saman 428 bin dolar karşılığına denk gelen 1953 tondur.

Biz hayatımız boyunca siyasete hizmette, icraatta yarış vesilesi olarak gördük. Bu anlayışla eğitimde ülkemize 324 bin yeni derslik kazandırdık. Sporda 3 bin 750 yeni tesis, sağlıkta 3605 sağlık tesisi kazandırdık, ulaştırmada 22 bin kilometre bölünmüş yol diyoruz.

Toplu konutta 900 bin yeni konut, orman varlığımızı 1,9 milyon hektar arttırdık diyoruz. Savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 70’e çıkardık diyoruz.

Buna karşılık muhalefet ne diyor? Tek parti zulmü dışında sayabilecekleri işleri yok. Hiç değilse vizyon, proje, program olarak söyleyebildikleri bir şey var mı? Hiçbir somut, ayakları yere basan, uygulanabilir, sürdürülebilir, hesabı kitabı yapılmış proje veya politikaları yok.

Kendi içlerindeki taciz, tecavüz, şantaj, hırsızlık işlerini örtmekten bu konulara sıra gelmedikleri anlaşılıyor. Türkiye aleyhinde alınan her kararı savunma görevini üstleniyor. AİHM ülkemizle ilgili davada kendi hukuki süreçlerinde İspanya ve İtalya’daki verdiği kararlara aykırı bir tutum sergiledi. Biz de hukuki değil, siyasi saiklerle verilen kararı uygulamayız dedik. Vay efendim sen nasıl böyle bir şey söylersin. Demek ki kendileri yetki sahibi olsalar bu terörist destekçisini hemen serbest bırakacaklar. Arkasında durdukları kim? İddianameye göre 37 adam öldürme, 29 adam öldürmeye teşebbüs, 295 hırsızlık, 15 yağma, 308 işyeri ve konut dokunulmazlığını ihlal, 13 Türk Bayrağı’nı yakma ve Atatürk’ü Koruma Kanuna muhalefet suçunun işlendiği 6-8 olaylarının baş sorumlusu.

Lafa gelince her fırsatta Atatürk’ün partisiyiz diye övünen bu kişiler kendilerine ‘Mustafa Kemal’in askerleri değil it sürüsünüz’ diyene ses çıkaramamışlardır. Şehirlerimizi yakıp yıkanlara aydınlanmacılar, darbecilere mağdurlar diyen yine bunlardır. Türkiye böyle bir muhalefet anlayışını hak etmiyor.

Önümüzdeki yıllarda köklü bir muhalefet reformunu hayata geçireceğine inanıyorum.

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Halkın Gündemini Ekonomi İken, Vitrin Mankeni Tartışılıyor

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Yayımlandı:

on

Mansur Yavaş

MetroPOLL Araştırma ‘Türkiye’nin Nabzı” başlıklı araştırmasında halka soruldu ve yüzde 57 Parlamenter Sisteme dönüşü istiyor.

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Halkın gündeminde olan 3 konu var ilk sırada Ekonomi, Corona virüs ve işsizlik bulunuyor. Araştırmaya göre yapılan ankette MHP Seçmeninde ciddi bir oy kaybı söz konusu. 2018’de seçim zamanı MHP tercihini yapan seçmen bugün yüzde 50 si başka bir partiye oy vereceğim diyor.

Erdoğana ŞOK

Erdoğan’a ŞOK

Cumhur İttifakı bileşenlerinin oluşturduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam etsin diyerek

Mevcut sistemden memnun olanların oranı ise yüzde 34.5

Parlamenter sistemi isteyenlerin oranı da yüzde 57

Bu gün seçim olsa AKP adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçilmesi zor görülüyor.

Erdoğan‘a oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde 43.4

Erdoğan‘a oy vermeyeceğim diyenlerin oranı ise yüzde 50.7

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylayanlar yüzde 45.6

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylamayanlar ise yüzde 48.1

Araştırma sonuçlarına göre bugün seçin olsa hangi partiye oy verirsiniz tercihinde:

AK Parti: Yüzde 30.6.

CHP: Yüzde 20.

İYİ Parti: Yüzde 8.9.

HDP: Yüzde 8.7.

MHP: Yüzde 6.

Deva: Yüzde 1.7.

Gelecek: 1.3.

Kararsızlar ve protestocuların oranı ise yüzde 21.3’e ulaşıyor.

MANSUR YAVAŞ KAZANIR

Yine Anket çalışmasında Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan – Mansur Yavaş yarışması halinde

Mansur Yavaş yüzde 43.9 ile Kazanıyor

Erdoğan ise yüzde 40.7 oy alıyor.

Siyasetçilerin beğeni düzeyleri ise sırasıyla;

Yavaş, Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ve Süleyman Soylu var.

Türkiye’nin durumu da araştırmada soruldu.

Türkiye İyiye Gidiyor diyenlerin oranı yüzde 21.7 

Kötüye gidiyor diyenlerin oranı yüzde 64.8

YÜZDE 59’U BORÇLU

Halkın gündeminde birinci sırayı ekonomi almış durumda. Metropoll Araştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre ülkenin en önemli sorunu

yüzde 49.5 ile ekonomi,

yüzde 13.2 ile corona virüsü

yüzde 12.3 ile işsizlik.

Ekonominin İyi mi yoksa kötüleştiğimi sorusuna ise verilen cevaplara göre

Yüzde 63.8 kötüye gittiğini savunuyor

Yüzde 27.6 ise iyiye gittiğini savunuyor.

Kötüye Gidişatla ilgili olarak kimi sorumlu buluyorsunuz sorusuna ise,

Yüzde 28.5’i kötü gidişattan Erdoğan’ı,

yüzde 27.6’sı hükümeti,

yüzde 10.6’sı dış güçleri

yüzde 7.2’si Berat Albayrak’ı sorumlu tutuyor.

Yine Araştırmaya göre hane halkının borçlanma ile ilgili sorusunda ise Yüzde 59.4’u borçlu çıktı.

Borçlanmalarında ise

yüzde 77’si bankalara,

yüzde 12.5’i eşe dosta borçlanmış.

Yüzde 91.9’u borcunu ödemekte güçlük çekiyor.

HALK GÜVENMİYOR

Dünyayı saran Koronavirüs salgını ile ilgili sorularda ise; Yüzde 60’ı Sağlık Bakanlığı’nın salgınla ilgili açıkladığı vaka ve ölüm sayılarına inanmıyor. Yalnızca yüzde 36.3’ü verileri doğru kabul ediyor.

Yüzde 52.5’i hükümetin corona virüsüyle ilgili önlemlerini başarısız buluyor.

Yüzde 81.2’si corona virüsünden ötürü endişeli.

Yüzde 51.5’i aşı yaptıracağını, yüzde 48.5’i ise yaptırmayacağını vurguluyor.

Yüzde 55.2’si Çin aşısına güvenmezken, yüzde 37.9’u güvenmiyor.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Kılıçtaroğlu Açıkladı! Millet İttifakı Genişleyecek Mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Yayımlandı:

on

Halk TV Programı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş CHP Lideri ile röportaj yaptı. Gündemle ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu daha çok erken nedeni de şu, önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değil. Önümüzdeki seçimler demokrasiden yana olanlarla demokrasiye karşı olanların seçimi olacaktır. Bugün, Cumhur İttifakı’nda hiçbir tartışma yok. 1 kişi var orada ne derse oluyor. Orada bir tartışma zemini, demokrasi zemini yok. Tam bir otoriter yapı var, Bahçeli de otoriter. Millet İttifakı’nda demokratik bir yapı var.” şeklinde oldu.

MUĞLA MİLLETVEKİLİ HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

Muğla’daki Pınar Gültekin Cinayeti ile ilgili olarak CHP’li Süleyman Girgin hakkında da açıklamalarda bulundu. Halk TV deki programındaki açıklamalarında Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

”Çok basit, milletvekili HTS kayıtlarını istedi zaten, geldiği zaman bütün gerçekler ortaya çıkacak. Milletvekilimiz gayet açık, aradım birkaç dakika konuşup başsağlığı diledim diyor. Kanıtlanırsa öyle bir görüşme yaptığı bırakın CHP’den ben milletvekilliğinden de istifa ederim diyor. HTS gelir bakılır, edilir. Hatta mahkeme de isteyebilir bu kayıtları. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER