Sosyal Medya

Gündem

Genelev patroniçesi Manukyan’ı ne kadar tanıyorsunuz?

Son dönemde mirasının kime kalacağı ile ilgili tartışmalar ile gündeme oturan Matild Manukyan’ı ne kadar tanıyoruz? Manukyan aslında kimdir?

Ekleme Tarihi:

-

matild manukyan

Son dönemde mirasının kime kalacağı ile ilgili tartışmalar ile gündeme oturan Matild Manukyan’ı ne kadar tanıyoruz? Manukyan aslında kimdir?

İstanbul’da genelevleriyle ünlü bir sokak vardır. Karaköy semtinde ve ayrıksı duran, girdiğiniz anda atmosferini üzerinizde hissettiren bu sokak her zaman geliri sınırlı olan erkeklerin meskeniydi. Çok cüzi miktarlara kadınlar erkeklerle üst katlara çıkıyor. Sokağın ismi Zürafa Sokağı ve isminin neden bu olduğunu bilen pek kimse yok. Belki de erkekler içerilere bakarak neredeyse boyunlarını kırdıkları içindir…

Şefkatli genelev patroniçesi olarak bilinen 2001 yılında vefat eden Matild Manukyan, Ermeni cemaatindendi. Zürafa Sokak’taki evlerin çoğu onundu. Buna rağmen iyi bir şöhreti vardı. Bu ilginç sokağın tarihinin de parçası olan olağanüstü bir kariyeri var.

Serüven dolu bir hayat

Genç bir kadın olan Matild, İstanbul’da Pera bölgesinde büyümüş. Pera Rumca’da karşı anlamına geliyor, yani Haliç koyunun diğer tarafındaki fakir ve kadim şehrin karşısı. Burada birçok Avrupa kentini andıran yalnızca binaların dışları değil. 20.yy’ın başında burada kulağa Türkçe’den çok Rumca ve Fransız kelimeler gelirdi. Şuanki ismi İstiklal Caddesi olan Rue De Pera işlek mağazalarla dolu bir alışveriş bölgesiymiş. Burası bugün de farklı değil.

1930’larda Manukyan ve eşi Pera’da yürürken burada birçok dans kulübü ve varyete şov varmış. Kısa süre sonra da sinemalar ilk afişlerini basmaya başlamış. O günlere dair konuşan Manukyan, “Sinema ve tiyatroyu çok severdik. Buradaki insanlar hep çok kibar ve kültürlüydü. Sadece sinemaya giderken giyinilip kuşanılmazdı. Erkekler vizon kürk ve şapka giyerdi, biz kadınlar da etek giyer tül örtülü şapkalar takardık. En büyük zevkimiz dışarı çıkmaktı. Unutmayın, o zamanlar radyo bile yoktu.” ifadelerini kullanmıştı.

Atatürk ile de yemek yemiş

Mustafa Kemal Atatürk’ü de görme şansı bulduğunu ifade eden Matild Manukyan, o günleri şöyle anlattı:

“Bir akşam Ermenilere ait Tokatlıyan Oteli’ne gittik. Şans eseri Atatürk de oraya geldi. Uzun bir masa etrafına yerleşmişlerdi ve hepimizin onunla oturmasına izin verildi. Caz çalınıyor, insanlar poker oynayıp dans ediyordu. Bazen vals bazen de tango yapılırdı. Sonraları da daha ziyade fokstrot…”

Fransız Lisesi’nden mezun olan genç Matild, aynı binada terzi açar. O zamanlar kullandığı dikiş makinesini ölene kadar sakladı. 1940’larda kocasının ölümünden kısa süre sonra bir müşterisi ona sıradışı bir öneride bulunur. Borcu karşlığında evini teklif eder ancak ev genelevdir.

Kısa süre sonra genelevler bir iken iki olur ve ona ait genelevlerin toplamı 1960’larda 25’i bulur. Bunlar da Manukyan öldüğünde 2 binden fazla mülkü barındıran bir emlak imparatorluğuna dönüşür. 1990’larda Manukyan’ın baş harfleri bölge adliyesinin duvarlarında bile kazılıydı. Hakimler, Manukyan’dan kiralanan binada çalışıyorlardı.

Geçmişi ile her zaman barışıktı

Ölümünden evvel Manukyan’ın genelevlerle resmi bir ticari ilişkisi kalmamıştı. Ancak o geçmişinden hiç pişman olmamıştı.

Matild Manukyan, ölmeden önce yaptığı bir açıklamasında, “Kızları hep iyi doktorlara gönderdim. Ayrıca onlara acıdığım için çalışma şartlarının iyi olmasına özen gösterdim. Kalacak yere ihtiyaç duyduklarında onlara ucuza ev kiraladım. Kadınların bir çoğu bugün hala bana teşekkür eder.” demişti. O dönem bazı gazetelerde “Manukyan herkese örnek oluyor” gibi manşetler bile atılmıştı.

Tam beş kez Türkiye’nin en dürüst vergi mükellefi seçildi. Manukyan sadece devlete değil, üniversitelere ve kültür kurumlarına da yüklü bağışlar yaptı.

Bu sırada çokça düşman da kazandı. Ölmeden kısa süre önce onu öldürmek isteyen birinin saldırısı sonucunda yakın koruması yaşamını yitirdi.

Reklam
Bir yorum bırakın

You must be logged in to post a commentLogin

Yorum Yap

Gündem

Beşiktaş’tan Şok Açıklama: Milletvekili Locayı Bastı İki Arkadaşımızı Yumrukladı

Kayseri’de üç puanı alan Beşiktaş’tan şok açıklama geldi. Yönetici Adnan Dalgakıran bir Milletvekili ve kardeşi tarafından locamız basıldı ve 2 arkadaşımız yumruklandı.

Yayımlandı:

on

Beşiktaş Yöneticisi

Kayseri’de üç puanı alan Beşiktaş’tan şok açıklama geldi. Yönetici Adnan Dalgakıran bir Milletvekili ve kardeşi tarafından locamız basıldı ve 2 arkadaşımız yumruklandı.

Kayseri’de deplasmanda maç yapan Beşiktaş Kayseri’ye 2 gol atarak 3 puanı aldı ve liderlik koltuğuna oturdu. Maç sonunda bir açıklama yapan Beşiktaş yöneticisi Adnan Dalgakıran şu açıklamayı yaptı.

“Burası Patagonya değil. Milletvekili ve kardeşi tarafından locamız basıldı ve iki arkadaşımız yumruklandı. Bu tür saldırılarda bulunanlar mutlaka cezalandırılmalı. Takipçisi olacağız.” dedi

Maç sonunda açıklamaları ile gündeme oturan Dalgakıran sözlerini şöyle sürdürdü “Milletvekili ve kardeşinden şikayetçi oluyoruz. Kamera kayıtlarını istedik. Ülkenin parlementosunda bu ülkenin insanlarını temsil eden insanlar loca basıp adam dövmeye kalkarsa, bu camia bunun hesabını sorar.”

Locayı bastığı iddia edilen milletvekilinin kim olduğu ise açıklanmadı.

Okumaya Devam Et

Gündem

3 Ocak 2021 Koronavirüs Vaka Sayısı Tablosu

Koronavürüs testleri son 24 saatte 3 Ocak 2021 tarihi itibariyle 1 bin 515 kişinin septomlu, 9 bin 877 kişinin semptomsuz olarak koronavirüse yakalandığı belirlendi.

Yayımlandı:

on

3 ocak Koronavirüs Tablosu

Koronavirüs nedeni ile Türkiye’de bugün 193 kişi daha hayatını kaybetti. 9 bin 877 kişide yeni virüse yakalanan kişi sayısı olarak tespit edildi.

Koronavürüs testleri son 24 saatte 3 Ocak 2021 tarihi itibariyle 1 bin 515 kişinin septomlu, 9 bin 877 kişinin semptomsuz olarak koronavirüse yakalandığı belirlendi.

Son 24 saatte 193 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi.

Fahrettin Koca yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bugün tespit edilen 1.515 yeni hastamız var. Uzun bir aradan sonra vaka sayısı 10.000’in altına indi. Kısıtlamalara ve test talebindeki düşüşe bağlı olarak vaka sayıları beklenenden fazla gerilese de bunu kalıcı hale getirmek elimizde. Birlikte güçlüyüz.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER