Sosyal Medya

Siyaset

Lütfü Türkkan: “Bağıra Bağıra Seçim Geliyor”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Şartlar daha da kötüleşmeden insanlara ikinci el araç al, 6 ay sonra öde, sıfır alırsan 12 ay sonra öde dediler. Evini bugün al, 12 ay sonra öde ne anlama geldiğini ilk bakışta anlamak zor. Daha vergi ödemesi gelmeden, aldığın kredinin geri ödemesi gelmeden, daha güneşlendikten sonra çektiğin tatil kredisinin borcu gelmeden seçime gidecekler gibi duruyor.

Ekleme Tarihi:

-

İyi Parti Başkan veili

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Şartlar daha da kötüleşmeden insanlara ikinci el araç al, 6 ay sonra öde, sıfır alırsan 12 ay sonra öde dediler. Evini bugün al, 12 ay sonra öde ne anlama geldiğini ilk bakışta anlamak zor. Daha vergi ödemesi gelmeden, aldığın kredinin geri ödemesi gelmeden, daha güneşlendikten sonra çektiğin tatil kredisinin borcu gelmeden seçime gidecekler gibi duruyor.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Lafı uzatmadan söyleyeyim. İktidarın hamlelerine bakıyorum baştan sona seçim yatırımı kokuyor. Erken seçim bağıra bağıra geliyor” dedi.

Türkkan, günlük olağan parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, mevcut iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Türk Tarih Kurumu Başkanı Ahmet Yaramış’ın Afyon Üniversitesi’nde yaptığı “15 Temmuz darbesini yapanlara da sahip çıkmamız lazım” ifadeleri üzerine de açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de işsizlik ve borç yükünün vatandaşı zor durumda bıraktığını söyleyen Türkkan şunları söyledi:

“Bugünkü basın toplantımızda iktidarın kamuoyuna dayattığı yapay gündemi değil, Türkiye’nin gerçek gündemini konuşacağız. Türkiye’de insanlarımız işsizlik ve borç yükü altında giderek ezilmeye devam ediyor. Millet gerçek sorunlarına çözüm beklerken, ülkeyi yönetenlerin derdi sosyal medya yasakları, işe yaramayan ama birilerinin çok işine yarayan torba kanunlar ve paralel barolar. Kısaca iktidar, ekonomik krizi konuşturmamak için cebinde sürekli boş ve yapay gündemler taşımaya devam ediyor.  İktidarın konuşulmasından korktuğu tek konu ekonomi. Çünkü; ekonomi berbat. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilirken Ak Parti pembe tablolar çizdi ve birçok vaatte bulundu. Türkiye yeni sistemle beraber dünyadaki ilk 10 ekonomi içerisine girecekti, geldiğimiz noktada ilk 20’de tutunmakta zorlanıyoruz. Hani dolar düşecekti. Türk Lirası değerlenecekti ya. Dolar 2018’de 4,68 liraydı. Bugün 6,85.  Bu rakama da kanmayın, 7 lirayı aşmasın diye Türkiye’nin 100 milyar dolarını heba ettiler. Yani 15 tane Osmangazi köprüsünü ya da 10 tane İstanbul Havalimanı parası kadar dövizi piyasaya verdiler, ama yine olmadı”  dedi.

“İNSANLAR AÇTI, ŞİMDİ AÇ VE SEFİL OLDULAR”

Türkkan, şunları söyledi:

“Geldiklerinde dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 1.714 liraydı, şimdi ise 2.431 lira. İnsanlar açtı, şimdi aç ve sefil oldular. Gelinen 2 yıllık sürecin sonunda sadece ekonomi değil, demokrasi ve hukuk alanlarında da ülkemiz kara bir tablo yaşıyor. Tek adam sisteminin hukuk, akıl ve demokrasi dışı uygulamaları zaten ekonomiyi kronik bir hastalığa sokmuştu. Tüm bunların üzerine bütün dünyada etkili olan Korona virüs belasıyla Türk ekonomisi adeta komaya girdi. Salgın sürecinde yüz binlerce işyeri kapandı, sayıları milyonlarla ifade edilen insanlar işsiz kaldı. Kovid-19 sürecinde Türkiye, tarihinin en yüksek işsizlik oranlarına ulaştı. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun hesaplama yöntemine göre işsiz sayısı yaklaşık 18 milyona dayandı.

“İKTİDAR BU EKONOMİK ŞARTLARDA ÜLKEYİ DAHA FAZLA YÖNETEMEZ”

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Merkez Bankası’nın rezervleri, bırakın sıfırı tüketmeyi, eksi 24 milyar dolar görünüyor. Devlet kefen parası sayılan ihtiyat akçesini önce yediler. O da kesmedi, bundan böyle ihtiyat akçesi ayırmaktan da vazgeçtiler. Tablo bu kadar kötüyken, hala ekonomi iyi diyorsunuz. İktidar bu ekonomik şartlarda ülkeyi daha fazla yönetemez. Yönetemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Henüz daha kötünün kötüsünü görmedik. Türkiye de dahil dünya ekonomisi en iyi ihtimalle yüzde 5 küçülecekti. Ancak daha sonra OECD’nin yenilen raporuna göre ekonomimizdeki küçülme oranı ek yüzde 3,5 bir artışla yüzde 8,5’ları bulacak.

Bu şu demek; Önümüzdeki dönemde, Daha az üreteceğiz, Daha az ihracat yapacağız. Turizm gelirimiz daha da azalacak, Daha az kazanacağız. Daha çok yoksullaşacağız. İktidara göre ekonomideki ivme V yönünde hareket ediyor olabilir, fakat vatandaşın ekonomisi yani gerçek ekonomi baş aşağı hareket etmeye devam ediyor. Buna rağmen, iktidarın keyfi yerinde.  Vatandaşın halinden bi haber. Kalkıp vatandaşa sormuyor. Aç mısın açıkta mısın, işinden mi oldun, kapı önüne mi konuldun, işyerini mi kapattın. Bunları sormak hiç aklına gelmiyor. Dediği tek şey: Al sana kredi. Diyorlar ki al sana kredi kartı, bununla harca. Vatandaş diyor ki maaş bordrom yok. Bunlar dönüp bankalara; maaş bordrosu olmasın önemli değil, sen 1.300 liralık değil, 2 bin liralık kredi kartı ver.

Bu da kesmiyor. Emekliler için de PTT üzerinden 60 ay vadeli kredi imkanı getirdiler. Tüm bankalara bir talimat gönderdiler.  Asgari tutarı bir yıl içinde üç kez ödenemeyen kredi kartlarını 2020 sonuna kadar kapatmayın dediler.

“ERKEN SEÇİM BAĞIRA BAĞIRA GELİYOR”

Lafı uzatmadan söyleyeyim. İktidarın hamlelerine bakıyorum baştan sona seçim yatırımı kokuyor. Erken seçim bağıra bağıra geliyor. Psikolojik ve ekonomik olarak yıpranan vatandaşlarımızı olası bir erken seçimde iyi hissettirecek şeyleri de düşündüler.

Şartlar daha da kötüleşmeden insanlara ikinci el araç al, 6 ay sonra öde, sıfır alırsan 12 ay sonra öde dediler. Ya da zararına verilen konut kredisiyle evini bugün al, 12 ay sonra ödemeye başla demenin ne anlama geldiğini ilk bakışta anlamak zor. Daha vergi ödemesi gelmeden, daha aldığın kredinin geri ödemesi gelmeden, daha güneşlendikten sonra çektiğin tatil kredisinin borcu gelmeden seçime gidecekler gibi duruyor.

İktidar koltukta kalmak uğruna ülkeyi ekonomik iflasa sürüklemeyi göze aldı. Sürekli karşılıksız basılan paralar ve verilen krediler bunun göstergesi. Karşılığı olmadan basılan para enflasyonu patlatmadan, piyasayı paraya boğup seçime gitmek istiyorlar. Seçimi kaybetseler bile iktidar kendisine teselli ikramiyesini çoktan hazırladı.”

“SEÇİMİ KAYBETMEMEK ADINA HEM FETÖ VE PKK İLE TEKRAR MASAYA OTURUR”

Türkkan, kadına şiddet, Türk Tarih Kurumu Başkanı’nın açıklamaları ve Tarım Bakanlığı’nın geyiklerin vurulması için açtığı ihaleler konusundaki sorulara da şu yanıtları verdi:

“Kadına şiddet konusunda duyarlı bir partinin milletvekili olarak bunun HDP tarafından doğru yönlendirildiğini düşünüyorum. Milletvekili olması şart değil, fiziki şiddete uğrayan herkesin bu şiddeti reddetme hakkı var. Türk toplumu yaklaşık 10 senedir psikolojik şiddet görüyor. Kadının adı yok demişti Grup Başkanvekili, bu iktidar döneminde kadının ne kadar adının olduğunu görüyoruz. Ben bu işi kadın, erkek, çocuk diye ayırmıyorum insan hakları diyorum, yaşamak için bu dünyaya gelen her canlı bu haklara sahip.”

“Türk Tarih Kurumu Başkanı ile böyle bir fikir atarlar ortaya toplumdan gelen tepkilerle onu yeni bir yönlendirmeye götürürler. Türk tarih kurumunu açıklamasının toplumun bütün kesiminden tepki aldığını hepsi gördü. İktidarın seçimi kaybetmemek adına görünen tabloda bunu gösteriyor hem FETÖ ile hem PKK ile tekrar masaya oturabileceği kanaatini taşıyorum. FETÖ konusunu Türk Tarih Kurumu dile getirdi. Yeni bir çözüm süreci kapıda. PKK’nın belli kanalları hükümetle görüşüyor. Bu kanallar biraz daha genişleyip Türkiye’nin gündemine geldiğinde bu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum.

Türk Tarih Kurumu vazifesini yaptı, kendisine söyleneni yaptı geriye çekildi. Tepkiler azaldığı zaman bir başkası buna benzer açıklama yapar. Türk Tarih Kurumunun başkanı Yaramış bugüne kadar neye yaramış. Bir vazife ile buraya gelmiş, vazifesini de idrak ediyor. Ona bunları ifade edeceksin diye vazife verilmiş, O vazifesini idrak etmiş sorumlu bur memur. Vazifeyi verenlerle beraber değerlendirmek lazım.”

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Halkın Gündemini Ekonomi İken, Vitrin Mankeni Tartışılıyor

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Yayımlandı:

on

Mansur Yavaş

MetroPOLL Araştırma ‘Türkiye’nin Nabzı” başlıklı araştırmasında halka soruldu ve yüzde 57 Parlamenter Sisteme dönüşü istiyor.

Türkiye’de 28 ilde 11791 kişi ile telefonda yapılan araştırmaya göre halkın gündemi ne türban, nede Ayasofya’nın ibadete açılması ile ilgili.

Halkın gündeminde olan 3 konu var ilk sırada Ekonomi, Corona virüs ve işsizlik bulunuyor. Araştırmaya göre yapılan ankette MHP Seçmeninde ciddi bir oy kaybı söz konusu. 2018’de seçim zamanı MHP tercihini yapan seçmen bugün yüzde 50 si başka bir partiye oy vereceğim diyor.

Erdoğana ŞOK

Erdoğan’a ŞOK

Cumhur İttifakı bileşenlerinin oluşturduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam etsin diyerek

Mevcut sistemden memnun olanların oranı ise yüzde 34.5

Parlamenter sistemi isteyenlerin oranı da yüzde 57

Bu gün seçim olsa AKP adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden seçilmesi zor görülüyor.

Erdoğan‘a oy vereceğim diyenlerin oranı yüzde 43.4

Erdoğan‘a oy vermeyeceğim diyenlerin oranı ise yüzde 50.7

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylayanlar yüzde 45.6

Erdoğan‘ın Görev yapış tarzını onaylamayanlar ise yüzde 48.1

Araştırma sonuçlarına göre bugün seçin olsa hangi partiye oy verirsiniz tercihinde:

AK Parti: Yüzde 30.6.

CHP: Yüzde 20.

İYİ Parti: Yüzde 8.9.

HDP: Yüzde 8.7.

MHP: Yüzde 6.

Deva: Yüzde 1.7.

Gelecek: 1.3.

Kararsızlar ve protestocuların oranı ise yüzde 21.3’e ulaşıyor.

MANSUR YAVAŞ KAZANIR

Yine Anket çalışmasında Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan – Mansur Yavaş yarışması halinde

Mansur Yavaş yüzde 43.9 ile Kazanıyor

Erdoğan ise yüzde 40.7 oy alıyor.

Siyasetçilerin beğeni düzeyleri ise sırasıyla;

Yavaş, Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ve Süleyman Soylu var.

Türkiye’nin durumu da araştırmada soruldu.

Türkiye İyiye Gidiyor diyenlerin oranı yüzde 21.7 

Kötüye gidiyor diyenlerin oranı yüzde 64.8

YÜZDE 59’U BORÇLU

Halkın gündeminde birinci sırayı ekonomi almış durumda. Metropoll Araştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre ülkenin en önemli sorunu

yüzde 49.5 ile ekonomi,

yüzde 13.2 ile corona virüsü

yüzde 12.3 ile işsizlik.

Ekonominin İyi mi yoksa kötüleştiğimi sorusuna ise verilen cevaplara göre

Yüzde 63.8 kötüye gittiğini savunuyor

Yüzde 27.6 ise iyiye gittiğini savunuyor.

Kötüye Gidişatla ilgili olarak kimi sorumlu buluyorsunuz sorusuna ise,

Yüzde 28.5’i kötü gidişattan Erdoğan’ı,

yüzde 27.6’sı hükümeti,

yüzde 10.6’sı dış güçleri

yüzde 7.2’si Berat Albayrak’ı sorumlu tutuyor.

Yine Araştırmaya göre hane halkının borçlanma ile ilgili sorusunda ise Yüzde 59.4’u borçlu çıktı.

Borçlanmalarında ise

yüzde 77’si bankalara,

yüzde 12.5’i eşe dosta borçlanmış.

Yüzde 91.9’u borcunu ödemekte güçlük çekiyor.

HALK GÜVENMİYOR

Dünyayı saran Koronavirüs salgını ile ilgili sorularda ise; Yüzde 60’ı Sağlık Bakanlığı’nın salgınla ilgili açıkladığı vaka ve ölüm sayılarına inanmıyor. Yalnızca yüzde 36.3’ü verileri doğru kabul ediyor.

Yüzde 52.5’i hükümetin corona virüsüyle ilgili önlemlerini başarısız buluyor.

Yüzde 81.2’si corona virüsünden ötürü endişeli.

Yüzde 51.5’i aşı yaptıracağını, yüzde 48.5’i ise yaptırmayacağını vurguluyor.

Yüzde 55.2’si Çin aşısına güvenmezken, yüzde 37.9’u güvenmiyor.

Okumaya Devam Et

Siyaset

Kılıçtaroğlu Açıkladı! Millet İttifakı Genişleyecek Mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Yayımlandı:

on

Halk TV Programı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Halk TV de gündeme dair açıklamalarda bulundu. Suat Toktaş’ın sorularına yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ‘Millet İttifakı Genişleyecek mi?’ sorusuna yanıt verdi.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş CHP Lideri ile röportaj yaptı. Gündemle ilgili olarak açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bu daha çok erken nedeni de şu, önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değil. Önümüzdeki seçimler demokrasiden yana olanlarla demokrasiye karşı olanların seçimi olacaktır. Bugün, Cumhur İttifakı’nda hiçbir tartışma yok. 1 kişi var orada ne derse oluyor. Orada bir tartışma zemini, demokrasi zemini yok. Tam bir otoriter yapı var, Bahçeli de otoriter. Millet İttifakı’nda demokratik bir yapı var.” şeklinde oldu.

MUĞLA MİLLETVEKİLİ HAKKINDAKİ AÇIKLAMASI

Muğla’daki Pınar Gültekin Cinayeti ile ilgili olarak CHP’li Süleyman Girgin hakkında da açıklamalarda bulundu. Halk TV deki programındaki açıklamalarında Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

”Çok basit, milletvekili HTS kayıtlarını istedi zaten, geldiği zaman bütün gerçekler ortaya çıkacak. Milletvekilimiz gayet açık, aradım birkaç dakika konuşup başsağlığı diledim diyor. Kanıtlanırsa öyle bir görüşme yaptığı bırakın CHP’den ben milletvekilliğinden de istifa ederim diyor. HTS gelir bakılır, edilir. Hatta mahkeme de isteyebilir bu kayıtları. Biz de büyük bir dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER