Sosyal Medya

Dünya

O ülkede polis şefi, ülkenin başına geçti!

Surinam’da Mayıs ayında devlet başkanlığı seçimlerini kazanan eski polis şefi Chan Santokhi, yemin ederek göreve başladı.

Ekleme Tarihi:

-

chan santokhi

Surinam’da Mayıs ayında devlet başkanlığı seçimlerini kazanan eski polis şefi Chan Santokhi, yemin ederek göreve başladı.

Surinam’da Mayıs ayında devlet başkanlığı seçimlerini kazanan eski polis şefi Chan Santokhi, yemin ederek göreve başladı.

Güney Amerika ülkesi Surinam’da “şerif” olarak tanınan ve İlerici Reform Partisi (VHP) lideri Chan Santokhi, cinayet suçlamasıyla karşı karşıya kalan ve aynı zamanda yurt dışında kaçakçılıktan hüküm giymiş olan Desi Bouterse iktidarının sonunu getirdi. 61 yaşındaki eski polis şefi Santokhi, geçtiğimiz 25 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından yemin ederek devlet başkanlığı görevine başladı.

Meclis’teki 51 sandalyenin 33’ünü kazanan Santokhi, ekonomik iyileşme ihtiyacı olan ülkede başkan olarak yemin etti. Santokhi Meclis’te yaptığı ilk konuşmada ABD ve Hollanda ile ilişkilerin iyileştirileceğini ifade ederek, “Mali uçurumun eşiğindeyiz. Bu kriz, tahmin edebileceğimiz en kötü senaryoların bile üstünde” dedi.

Hint asıllı Santokhi, 2010 ve 2015’teki seçimleri kaybetmişti. Ancak, Adalet ve Polis Bakanlığı yaptığı yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı kapsamında suçlulara göz açtırmayarak popülarite elde etti.

Bouterse, “Şerif” ilan etmişti

Hollanda’da polis memuru olarak eğitim alan Santokhi, Surinam’a döndükten sonra başmüfettiş ve daha sonra da sömürge döneminde “Hollanda Guyanası” olarak da bilinen Surinam’ın başkomiseri olarak görev yaptı. Eylül 2005’te, Adalet ve Polis Bakanlığı görevini yürütün Santokhi’ye Eski Devlet Başkanı Bouterse tarafından suça karşı kararlı tutumu ve kanunun titizlikle uygulanması nedeniyle “Surinam Şerifi” unvanı verilmişti.

Surinam’da devlet başkanlığı koltuğunu kaybeden Desi Bouterse, 15 çavuş ve astsubay arkadaşıyla beraber 25 Şubat 1980’de Henck Arron yönetimindeki sivil hükumete askeri darbe yapmıştı. Söz konusu darbe, bağımsızlığını henüz yeni kazanan cumhuriyet rejimini, 1980-1991 yılları arasında etkin olan askeri bir diktatörlüğe taşıdı.

Darbeyi yapan cuntacı grup, “On Altılılar” adıyla anıldı. On Altılılar Cuntasının liderliğini yapan Bouterse, Ulusal Askeri Konsey Başkanı olarak seçilmiş ve demokratik hükümetin görevlerini devralmıştı.

Bouterse, Moiwana katliamı başta olmak üzere 1980’lerde işlenen insan hakkı ihlalleri ve diğer suçlardan sorumlu tutuldu. 2000 yılında Hollanda’da 474 kilo eroin taşımaktan dolayı 11 yıl hapse çarptırılan Bouterse, suçlamaları reddetmişti.

Eski Hollanda sömürgesi olan Güney Amerika ülkesi Surinam, 25 Kasım 1975’te bağımsızlığını kazanmıştı.

Dünya

Koronavirüs’ün Sebebi Çin Hükümeti Mi?

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Matthew Pottinger İngiliz mevkidaşı ve yetkililerle yaptığı görüşme sonrası Covid-19 Koronavirüs salgınının arkasında Çin Hükümeti olduğunu açıkladı.

Yayımlandı:

on

Koronavirüs

Dünyayı saran Koronavirüs (covid-19) Çin Hükümetine ait bir laboratuvardan sızdığını söyleyen ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Matthew Pottinger. İddia o ki salgının arkasında Çin Hükümeti var.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Matthew Pottinger İngiliz mevkidaşı ve yetkililerle yaptığı görüşme sonrası Covid-19 Koronavirüs salgınının arkasında Çin Hükümeti olduğunu açıkladı.

Matthew, ”Virüsün arkasında Çin Hükümetinin Wuhan’daki Laboratuvarının olduğuna dair kanıtlar giderek artıyor. Kayıtlar salgının Çin’deki hayvan pazarından çıktığına dair iddialarında gerçek olmadığını gösteriyor” dedi.

Matthew Pottinger

Matthew Pottinger

İLK HASTA HALEN BULUNAMADI

ABD 2020 Ocak ayında Covid-19 ile ilgili olarak uyarılarda bulunmuştu. Çin’i o zamanda suçlamıştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgınla ilgili olarak kaynağı araştırmak için Çin’e gitmişti. DSÖ halen kaynağın bulunduğu yerde ilk hastayı henüz bulamadı. Geçen yıl tartışmaların odağında olan Covid-19 Çin’de geliştirilen İnsan yapımı bir virüs olduğu iddia edilmişti.

Okumaya Devam Et

Dünya

Almanya: Loto talihlisi 11.3 milyonu almayı unuttu!

11.3 milyon Euroluk büyük ödülü almayan Almanya vatandaşı loto talihlisinin yasal süresi bu gece 00.00’da doluyor. Kişi kuponunu getirip parasını almazsa, para loto idaresi tarafından bir sonraki çekilişe aktarılacak.

Yayımlandı:

on

Almanya loto 1

Almanya, 2017 yılında Esslingen kentinde 11.3 milyon Euroluk loto ikramiyesi kazanan talihlinin büyük ödülü almaya gelmemesini konuşuyor.

11.3 milyon Euroluk büyük ödülü almayan Almanya vatandaşı loto talihlisinin yasal süresi bu gece 00.00’da doluyor. Kişi kuponunu getirip parasını almazsa, para loto idaresi tarafından bir sonraki çekilişe aktarılacak.

Çünkü Mercedes fabrikasının çok yakın olduğu bu bölgede, oldukça fazla sayıda Türk veya Türk kökenli de yaşıyor. Ayrıca çok sayıda Türk akrabalarının yanına ziyarete geldiğinde, Alman lotosu oynuyor ve kontrol etmeden dönüyor.

Talihlinin süper sayıyı da bildiği ve işaretlediği 5, 8, 9, 18, 22 ve 36 sayılarıyla, 29 Mart 2017 günkü çekilişte büyük ikramiyeli kazandığı belirtildi.

Ancak talihli şu ana kadar ortaya çıkmadı. Almanya’da loto çekilişlerinde kazananların parayı alması için üç yıllık yasal süre bulunuyor. Talihli ortaya çıkmazsa da para “lotonun kasasına” değil, bir sonraki çekiliş için biriken paranın üzerine konuluyor.

LOTO KAZANANI TÜRK MÜ?

Avrupa’da loto idareleri çekilişlerden sadece yüzde 1.5 ile yüzde 3 arasında değişen komisyonlar alıyor. Bu para haricinde başka bir gelir elde etmeyen şirketler, loto çekiliş şartları ve kurallarını değiştirmiyor.

Almanya’da şu ana kadar bunun haricinde iki kez loto milyoneri parasını almamıştı. Bir kişi, Bavyera’da 1 milyon euro, bir diğeri de Kuzey Almanya’da 8.5 milyon Euro kazanmıştı. Her iki loto talihlisi de ortaya çıkmadı. Ancak diğerlerinin tümü paralarını aldı.

Okumaya Devam Et

Dünya

ABD’den ‘Küba terörü destekliyor’ iddiası!

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, kendi bakanlığındaki yetkililerden gelen ve ‘Küba terörü destekleyen devlet’ ilanını yapmayı da içeren bir planı onaylayıp onaylamama kararını vermesi gerekeceği belirtildi.

Yayımlandı:

on

küba terör 1

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Küba hakkında yeniden ‘terörü destekleyen ülkeler’ nitelemesi yapmaya başlayacak. Söz konusu adım Mike Pompeo’dan geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, kendi bakanlığındaki yetkililerden gelen ve ‘Küba terörü destekleyen devlet’ ilanını yapmayı da içeren bir planı onaylayıp onaylamama kararını vermesi gerekeceği belirtildi.

ABD’li iki yetkili salı günü New York Times’a (NYT) verdikleri röportajda, seçilmiş başkan Joe Biden’ın 20 Ocak’ta resmen göreve başlamasından önce Pompeo’nun bu planı onaylayıp onaylamamaya karar vermesi gerektiğini söyledi.

Yetkililer NYT’ye yaptıkları açıklamada, söz konusu hamlenin kasım ayındaki seçimlerde oyunu Başkan Donald Trump’tan yana kullanan Küba kökenli Amerikalılara ve Florida’daki diğer kişilere teşekkür mahiyetinde olacağını söyledi.

Komünist yönetime sahip devletle ABD arasındaki ilişkiler ilk olarak 2015’te eski Başkan Barack Obama döneminde yumuşama aşamasına girmişti ancak Trump 2017’de göreve gelmesinden bu yana süreci tersine çevirdi.

Trump yönetimi son birkaç ayda, Küba’dan rom ve tütün alımını yasaklarken ABD’den bu ülkeye seyahatlere yeni kısıtlamalar da getirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı mayıs ayında Küba’nın terörle mücadele çabalarında kendileriyle tam işbirliği yapmayan 4 ülke arasında yer aldığı sonucuna vardı.

KÜBA ON YILLARDIR AMERİKAN ABLUKASI ALTINDA!

Küba, Ronald Reagan yönetimi sırasında 1980’lerde ABD tarafından terörü destekledikleri kabul edilen ülkeler listesine alınmış olsa da 2015’te Obama’nın iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesini duyurmasının ardından bu listeden resmen çıkarılmıştı.

Obama yönetiminde başkan yardımcısı olarak görev yapan Biden’ın ocak ayında başkan olunca ABD’yle Küba arasındaki ilişkiyi yeniden düzeltmeye, ticaret ve seyahat kısıtlamalarını da gevşetmeye çalışacağı düşünülüyor.

Pompeo’nun Küba’yı terör destekçisi ilan etme planını onaylayıp onaylamayacağı henüz bilinmezken, Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü NYT’ye yaptığı açıklamada, bakanlığın terör destekçileri ilanına ilişkin “müzakereleri ya da olası müzakereleri” ele almadığını söyledi. The Independent görüş almak için Beyaz Saray’la temasa geçti.

NYT’ye göre Biden yönetimi, Pompeo’nun planı onaylaması halinde Küba’ya verilecek adlandırmayı tersine çevirmeye çalışacak fakat bunu yapmak aylar sürecek.

ABD’DEN KOMÜNİST İKTİDARA AĞIR YAPTIRIMLAR

İran, Suriye ve Kuzey Kore şu anda ABD’nin terörü destekleyen devletler listesinde yer alan üç ülke.

ABD Dışişleri Bakanlığı, bir ülkeyi terör destekçisi ilan etmenin “ABD dış yardımında kısıtlamalar, savunma ihracat ve satışlarının yasaklanması ve çift kullanımlı ürünlerin ihracatı üzerinde belirli denetimlerin getirilmesinin yanı sıra çeşitli mali ve diğer kısıtlamaları” içeren yaptırımları beraberinde getireceğini belirtiyor.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER