Sosyal Medya

Gündem

Sözcü İbrahim Kalın: “Türkiye ile ABD arasındaki müttefiklik ruhuna gölge düşürüyor”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ mensuplarının başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine kaçarak, işledikleri ağır suçların cezasını çekmeden yaşamalarına müsaade edilmesi ikili ilişkilerimize zarar vermektedir” açıklamasında bulundu.

Ekleme Tarihi:

-

ibrahim kalin

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ mensuplarının başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine kaçarak, işledikleri ağır suçların cezasını çekmeden yaşamalarına müsaade edilmesi ikili ilişkilerimize zarar vermektedir” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ mensuplarının başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine kaçarak, işledikleri ağır suçların cezasını çekmeden yaşamalarına müsaade edilmesi ikili ilişkilerimize zarar vermektedir” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, FETÖ elebaşının ABD’de ikamet etmesine müsaade edilmesinin Türkiye ile ABD arasındaki müttefiklik ruhuna gölge düşürdüğünü belirtti. 15 Temmuz darbe girişiminin dördüncü yılında Türkiye’nin demokrasisini ve özgürlüğünü korumak için tam bir kararlılık içinde olduğunu belirten Kalın, “Emperyalist güçlerin taşeronluğuna soyunan din ve eğitim kisvesi altındaki hain FETÖ örgütü amaçlarına ulaşamamış, milletimiz bu mücadeleden güçlenerek çıkmıştır. Ülkemizin başına bir daha böyle bir musibetin gelmemesi için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

TSK içerisinde yuvalanmış FETÖ iltisaklı bir grubun başlatmış olduğu darbe girişimi esnasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, birçok kurum ile vatan toprağının topyekûn bir saldırı ve işgal girişimine uğradığının altını çizen Kalın, “Hain darbeciler aynı gece Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef alan bir suikast girişiminde bulunmuştur. Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile halkımız darbe kalkışmasını engellemek için sokaklara çıkmış, üzerlerine F-16’lar, tanklar ve ağır silahlarla ateş açılmasına rağmen eşi görülmemiş bir direniş ve kahramanlık örneği göstererek, canları pahasına bu kanlı darbeyi püskürtmeyi başarmıştır. O gece 251 masum vatandaşımız darbecilerin hain kurşunlarıyla şehit edilmiş, 2 bin 194 vatandaşımız da gazi olmuştur. Bunları asla unutmayacağız, unutturmayacağız” açıklamasında bulundu.

İbrahim Kalın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Din, eğitim ve sivil toplum gibi farklı kisveler altında sapkınlığını gizleyerek yıllarca insanların kalplerini ve zihinlerini işgal eden FETÖ’nun gerçek yüzü artık tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. Demokratik yönetimi cebren ele geçirmeyi hedefleyen ve gayr-ı meşru yöntemlerle sinsi emellerine ulaşmak isteyen bu eli kanlı terör örgütünün tüm planları, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve milletimizin desteğiyle 15 Temmuz’da tarihin çöplüğüne gömülmüştür. FETÖ ile mücadele, hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlüklerin korunması prensipleri gözetilerek, devletin içindeki örgütsel yapılanması deşifre edilip, mensupları hakkında adil yargılama zemininde kararlılıkla ve titizlikle devam etmekte, bağımsız mahkemeler önünde hesap sorulmaktadır. FETÖ’nün devlet kurumları dışında kalıp eğitimden medyaya, ticaretten sivil topluma uzanan tüm paravan oluşumları etkisiz hale getirilmiştir.“

 

“FETÖ elebaşının iade edilmemesi Türkiye ile ABD arasındaki müttefiklik ruhuna gölge düşürmektedir”

FETÖ’nün yurt dışında Türkiye aleyhine yürüttüğü faaliyetleri sonlandırmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Kalın, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ mensuplarının başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı ülkelerine kaçarak, işledikleri ağır suçların cezasını çekmeden yaşamalarına müsaade edilmesi ikili ilişkilerimize zarar vermektedir. Türkiye, terör tehdidi altındaki ülkelerin ulusal güvenliğini esas alan bir duruş sergilerken özellikle Batılı ülkeler bu konuda iyi bir sınav verememiştir. FETÖ elebaşının halen ülkemize iade edilmemesi ve ABD’de ikamet etmesine müsaade edilmesi, Türkiye ile ABD arasındaki müttefiklik ruhuna gölge düşürmektedir. Hain FETÖ terör örgütünün demokrasimize yönelik oluşturduğu tehdidi görmezden gelen bazı Batılı ülkelerin siyasi saiklerle 15 Temmuz realitesine kayıtsız kalması kendi değerleriyle çeliştiklerini ortaya koymaktadır” açıklamasında bulundu.

15 Temmuz’da FETÖ terör örgütünün Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirten Kalın, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tehdidin bertaraf edilmesiyle birlikte içeride olduğu kadar, dış politikada, özellikle de güvenlik alanında ülkemiz ivme kazanmıştır. Sınırlarımız içinden ve dışından gelen terör tehditleri karşısında mukavemet kapasitemiz artmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçleri bu hainlerden temizlendikten sonra asli görevini tam bir azim ve başarıyla yürütmeye başlamıştır.”

15 Temmuz şehitlerini rahmetle anan Kalın, açıklamasının sonunda, “Şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye; FETÖ, PKK, DEAŞ ve diğer tüm terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadeleye devam edecek, demokrasisini, özgürlüğünü ve bağımsızlığını her tür tehdit ve tehlikeye karşı koruyacaktır” ifadelerini kullandı.

Gündem

Beşiktaş’tan Şok Açıklama: Milletvekili Locayı Bastı İki Arkadaşımızı Yumrukladı

Kayseri’de üç puanı alan Beşiktaş’tan şok açıklama geldi. Yönetici Adnan Dalgakıran bir Milletvekili ve kardeşi tarafından locamız basıldı ve 2 arkadaşımız yumruklandı.

Yayımlandı:

on

Beşiktaş Yöneticisi

Kayseri’de üç puanı alan Beşiktaş’tan şok açıklama geldi. Yönetici Adnan Dalgakıran bir Milletvekili ve kardeşi tarafından locamız basıldı ve 2 arkadaşımız yumruklandı.

Kayseri’de deplasmanda maç yapan Beşiktaş Kayseri’ye 2 gol atarak 3 puanı aldı ve liderlik koltuğuna oturdu. Maç sonunda bir açıklama yapan Beşiktaş yöneticisi Adnan Dalgakıran şu açıklamayı yaptı.

“Burası Patagonya değil. Milletvekili ve kardeşi tarafından locamız basıldı ve iki arkadaşımız yumruklandı. Bu tür saldırılarda bulunanlar mutlaka cezalandırılmalı. Takipçisi olacağız.” dedi

Maç sonunda açıklamaları ile gündeme oturan Dalgakıran sözlerini şöyle sürdürdü “Milletvekili ve kardeşinden şikayetçi oluyoruz. Kamera kayıtlarını istedik. Ülkenin parlementosunda bu ülkenin insanlarını temsil eden insanlar loca basıp adam dövmeye kalkarsa, bu camia bunun hesabını sorar.”

Locayı bastığı iddia edilen milletvekilinin kim olduğu ise açıklanmadı.

Okumaya Devam Et

Gündem

3 Ocak 2021 Koronavirüs Vaka Sayısı Tablosu

Koronavürüs testleri son 24 saatte 3 Ocak 2021 tarihi itibariyle 1 bin 515 kişinin septomlu, 9 bin 877 kişinin semptomsuz olarak koronavirüse yakalandığı belirlendi.

Yayımlandı:

on

3 ocak Koronavirüs Tablosu

Koronavirüs nedeni ile Türkiye’de bugün 193 kişi daha hayatını kaybetti. 9 bin 877 kişide yeni virüse yakalanan kişi sayısı olarak tespit edildi.

Koronavürüs testleri son 24 saatte 3 Ocak 2021 tarihi itibariyle 1 bin 515 kişinin septomlu, 9 bin 877 kişinin semptomsuz olarak koronavirüse yakalandığı belirlendi.

Son 24 saatte 193 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi.

Fahrettin Koca yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bugün tespit edilen 1.515 yeni hastamız var. Uzun bir aradan sonra vaka sayısı 10.000’in altına indi. Kısıtlamalara ve test talebindeki düşüşe bağlı olarak vaka sayıları beklenenden fazla gerilese de bunu kalıcı hale getirmek elimizde. Birlikte güçlüyüz.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Rektörlük Seçimi İçin Yasa Teklifi Meclis Gündemine Getirilmiyor

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

Yayımlandı:

on

CHP Milletvekili

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan Rektör atamasına tepkisini göstererek, Rektör belirleme sürecinin geri getirilmesini istiyor.

CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

En son Türkiye’nin en köklü Üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak AKP’den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nu ataması tepkilere neden oldu.

Yapılan antidemokratik bir uygulama olduğunu belirten CHP’li Mahmut Tanal,  akademisyen ve öğrencilerden en çok oyu alan kişinin rektör olmasını öngören kanun teklifini meclis bir türlü gündeme almıyor.

CHP’li Mahmut Tanal, Akademisyenler ve öğrenciler oy versin diyor.

Bununla ilgili olarak Meclise bir kanun teklifi getirdiklerini açıklayan Tanal, seçimler demokratik değil rektörlük seçimlerinin geri getirilmesi gerekli diyor.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda tozlu raflarda bekletiliyor.

Yasa Teklifi

Rektör Seçimi İle İlgili Yasa Teklifi Meclise Getirilmiyor

AKADEMİSYEN VE ÖĞRENCİLERDEN EN ÇOK OYU ALAN KİŞİ REKTÖR OLACAK

Mahmut Tanal’ın hazırladığı teklif içeriğinde, üniversitelerde rektörün belirlenmesi sürecine öğretim üyelerinin ve öğrencilerin etkin katılımının sağlanması amaçlanıyor. CHP’li vekilin TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin yasalaşması halinde, KHK ile kaldırılan rektörlük seçimleri uygulaması geri getirilecek.

Teklifte yer alan seçime ilişkin süreç öğrencilerden en yüksek oyu alan hoca rektör adayı olarak belirlenecek. Üniversitenin öğretim üyeleri de kendi arasında bir rektör adayı belirleyecek. Bir diğer aday ise YÖK tarafından belirlenecek. Bu 3 rektör adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderilecek.

Ancak hem öğretim üyelerinin yaptığı seçimden hem de öğrencilerin yaptığı seçimden mevcut oyların salt çoğunluğunu alan bir aday olursa bu kişi Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanacak. Yani akademisyen ve öğrencilerin en çok beğendiği Profesör ünvanına haiz hoca, üniversitenin rektörü olacak.

ÖĞRENCİLERE GÜVENİLMESİ LAZIM

Dünyada Akademik başarıya ulaşmış üniversitelerin, öğrencilerin fikirlerine verdiği değerin yüksekliğiyle dikkat çektiğini belirterek, Ülke yönetimi ve ticari faaliyetlerde görev alacak kişilerin yetiştirilmesi sürecinde öğrencilere güvenilmesini ifade etti.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın gerekçesinde ise; “Üniversitelerin demokratik bir ortam kazanabilmesi için öğrencilerinin, personelinin, akademisyenlerinin fikrini soran, bu fikirlere kıymet veren üniversite ortamlarının oluşturulması gerekmektedir” denildi.

DEMOKRATİK BİR SEÇİM SÜRECİ

Tasarıda antidemokratik uygulamaların kalkacağı doğrudan atama yolu yerine hem öğrenci hem akademisyenlerin yapacakları seçimlerin son derece demokratik bir yol olduğu ifade edildi.

Gerekçede ayrıca söz konusu kanun teklifi ile hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin oylarının salt çoğunluğu almak gibi bir başarı göstermiş akademisyenlerin doğrudan rektör olarak atanmasının düzenlendiği hatırlatılarak, “Böylelikle hem akademisyenlerin hem de öğrencilerin fikirleri daha da önemli bir konuma gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER