Sosyal Medya

Sağlık

Tıbbi ve aromatik bitkilerin önlenemez yükselişi

Tıbbi ve aromatik bitkilerin asırlardan bu yana gıda, baharat, ilaç ve şifa vermek amacıyla kullanıldığı biliniyor; hatta kimyon, haşhaş, anason gibi bazı bitkilerin tarımı ve kullanımı tarih öncesi devirlerden başlıyor.

Ekleme Tarihi:

-

" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen>

Tıbbi ve aromatik bitkilerin asırlardan bu yana gıda, baharat, ilaç ve şifa vermek amacıyla kullanıldığı biliniyor; hatta kimyon, haşhaş, anason gibi bazı bitkilerin tarımı ve kullanımı tarih öncesi devirlerden başlıyor.

Tıbbi ve aromatik bitkilerin asırlardan bu yana gıda, baharat, ilaç ve şifa vermek amacıyla kullanıldığı biliniyor; hatta kimyon, haşhaş, anason gibi bazı bitkilerin tarımı ve kullanımı tarih öncesi devirlerden başlıyor.
20. yüzyılın başlarında listelenen ilaçların %40’ından fazlası bitkisel kökenliydi. 1970’li yılların ortasında ise, sanayi üretimindeki yenilikler ve gıdaların işleniş şekli bu oranı %5’ lere düşürdü. Ancak, özellikle 1990’lı yılların sonlarına doğru, tıbbi ve aromatik bitkilerin yeni kullanım alanlarının ortaya çıkması, doğal ürünlere olan ilginin artması, bu bitkilerin kullanım hacmini her geçen gün artırmasına neden oldu. 2000 yılında 60 milyar dolar olan bitkisel takviyeler ürün pazarı, 2017’de 107 milyar dolara yükseldi. Her yıl toplam dünya ticaretinde yer alan yabani ve üretim kaynaklı elde edilen uçucu yağların değeri ise 2019 yılında neredeyse 3 milyar dolar civarına ulaştı.
Günümüz kaynaklarında dünyadaki çiçekli bitki sayısının 422.000 olduğu belirtilirken, bunlardan 270 bininin bilindiği ve 70 bininden yararlanıldığı ifade ediliyor. Yaklaşık 3 bininin besin kaynağı, 25 bin kadarının ise tedavi amaçlı kullanıldığı; 5 bini endüstriyel amaçlar için, 15 bin kadarı ise süs bitkisi olarak işlem görüyor. Elbette bitki türlerinin yeryüzünde dağılışı eşit olmadığı gibi aynı kuşaktaki coğrafi bölgelerde de farklılık gösteriyor. Tropik bölgeler tür çeşitliliği bakımından en zengin yerler olup, kutuplara doğru gidildikçe tür sayısı azalıyor. Tür bakımından en zengin yerler ise Güney Amerika’nın kuzey kesimleri ile Endonezya takımadaları.

Türkiye, tıbbi ve aromatik bitkiler bakımından eşine az rastlanır bir biyoçeşitliliğe sahip

Endemik türler başta olmak üzere ülkemizde yetişen bitkilerinin tıbbi ve aromatik değeri de çok yüksek. Bu nedenle Anadolu florası, geleneksel tıp uygulamaları ve modern tıp bilimi için çok zengin bir etnobotanik araştırma kaynağı konumunda.
“Tıbbi” ve “Aromatik” bitkiler terimi genellikle birlikte kullanılan, kullanılma şekilleriyle ülkelere hatta yörelere göre değişiklik gösterebilen, yüzyıllar öncesinden günümüze kadar gelişip değişerek olgunlaşmış bir gelenek ve kültür birikimi aslında. Tıbbi bitkiler; ilaç, beslenme, kozmetik, vücut bakımı, tütsü veya dini törenler gibi alanlarda yer alırken, aromatik bitkiler; gıda, kozmetik ve parfümeri sektörlerinde geniş kullanım alanı buluyor, koku, tat ve çeşni amaçlı yararlanılıyor. Gıdalarımıza tat, aroma, lezzet ve çeşni vermek amacıyla kullanılan baharat bitkileri, kozmetikte kullanılan bitkiler, boya bitkileri, hatta süs ve kuru çiçekçilikte kullanılan bitkiler de tıbbi aromatik bitkiler kapsamda değerlendiriliyor. Birçok İlaç, aroma, parfüm, kozmetik, baharat, fonksiyonel gıda ve doğal boya gibi yükte hafif pahada ağır endüstriyel ürünlerin etkin maddeleri tıbbi ve aromatik bitkilerden elde ediliyor.
Günlük hayatın daha sağlıklı ve daha kaliteli kılmak için herbal çaylar, baharatlar ve doğal boyalardan; tentür, krem, merhem, şurup, şerbet ve macun gibi tıbbi preperatlar üretiliyor, damıtma yapılarak saf esans yağları ve aromatik sular, ekstraksiyon yapılarak parfüm ve kozmetik özütleri çıkarılıyor.
Türkiye coğrafi konumu, iklim ve bitki çeşitliliği, tarımsal potansiyeli, geniş yüzölçümü sayesinde tıbbi ve aromatik bitkiler ticaretinin önde gelen ülkelerinden biri konumunda. Türkiye’nin bu önemi; gelişmiş ülkelerdeki yerleşmiş bitkisel ilaç, bitki kimyasalları, gıda ve katkı maddeleri, kozmetik ve parfümeri sanayilerinin girdisini oluşturan pek çok bitkisel ürünü veren bitkilerin ülkemizin doğal bitki örtüsünde bulunmasından kaynaklanıyor.
Ülkemiz farklı iklim ve ekolojik koşullara sahip bir ülke olduğu kadar, Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan bitki coğrafya bölgelerinin kesişme noktasında bulunduğu için bu konuda son derece avantajlı bir bölge olarak değerlendiriliyor. Türkiye topraklarının bitki örtüsü çok zengin olup çok sayıda bitki türünü barındırıyor. Bitki örtüsünün %30’unu aşkın kısmını endemik bitkiler oluşuyor. 1/3’ü aromatik bitkilerden ibaret ve yaklaşık 1000 kadar bitki türü halk tıbbında kullanılıyor. Bitki örtüsünün zenginliğine bağlı olarak doğadan toplanan ve kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler aynı zamanda büyük bir ekonomik potansiyele sahip.
tibbiaromatikYaklaşık 12 bin civarında birbirinden farklı bitki türü yetişen ülkemizde, bunların yaklaşık 3 bin 500 tanesi endemik olmak olma özelliği taşıyor. Bilindiği gibi endemik sadece o yöreye ait anlamına geliyor. Türkiye’de yetişen 12 bin bitkinin yüzde 20’lik dilimi olan 2 bin 500 civarındaki bitki türü ile ilk sırayı ise Hatay bölgesi alıyor. Bitkiler, ağırlıklı olarak Ege, Marmara, Akdeniz, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden toplanıyor, toplanan bitkilerin başında defne, kekik, adaçayı, biberiye, kuşburnu ve ıhlamur geliyor. Doğadan yoğun olarak toplanan bitkilerin kültüre alınması, korunmalarının yanı sıra kaliteli, saf ve temiz bir şekilde, standartlara uygun koşullarda piyasa değeri yüksek drog elde etmek yönünden de büyük önem arz ediyor.
Türkiye kekik, defne, kebere (kapari), kimyon gibi bitkilerde önemli bir tedarikçi ülke. Kekik ihracatında dünya lideri olduğumuz gibi, dünyada tüketilen kekiğin yaklaşık % 60’ı ülkemizden karşılanıyor. Üstelik ihracatı yapılan kekiğin %80’den fazlası tarla koşullarında üretiliyor.
Dünya bitkisel drog ihracatı, baharat ve uçucu yağ ihracatı devamlı artış gösterirken, Türkiye’de üretilen tıbbi ve aromatik bitkileri sadece ham drog olarak değil; morfin, gül yağı, kekik yağı, defne yağı, adaçayı yağı, ıtır çiçeği yağı, sığla yağı, kimyon yağı, anason yağı, lavanta yağı, limon yağı, portakal yağı, mersin yağı, biberiye yağı, reçine, terebentin, oleoresin, sığla, kitre, sakız, zamk olarak onların ekstre ve ekstraktlarının ihracatın da görüyoruz.
Ülkemiz uçucu yağların üretimi ve ticareti konusunda önemli bir ivme kazanmış durumdadır, bu uçucu yağ üretiminin büyük bir kısmını ise gülyağından oluşuyor. Dünyadaki en büyük gülyağı üreticisi olarak Burdur, Afyon ve Denizli’de üretilen ve Rosa Damascena Mill bitkisinden elde edilen gülyağı, dünya piyasalarında “Türk Gülyağı” olarak biliniyor. Gül yağının hemen ardından ikinci yüksek üretim ise kozmetik ve parfüm sanayinde kullanılan ‘lavanta’ uçucu yağıdır.
Bitkiler bizim her şeyimiz, onları seviyor, koruyor, onlarsız yapamıyoruz. Doğal ortamlarından alınıp kültürlerinin üretilmesiyle hayatımıza değer katan tıbbi ve aromatik bitkilerin kıymetini yaşadığımız salgın günlerinde daha da iyi anladık. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşamın önem kazanmaya başladığı günümüzde “iyi yaşam” teması gün geçtikçe daha fazla öne çıkıyor. İyi yaşamla anlatılan ise; daha sağlıklı, daha güzel ve daha doğal bir yaşam. Dünya’da yaşam standardı yükseldikçe tüketim de artmakta, bu artış besin ihtiyacımızda olduğu kadar tıbbi ve aromatik bitkiler içinde geçerli. Bu kapsamda doğal ve bitkisel beslenme en önemli konularımızı başında geliyor.
Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Sınıflandırma

Kimyasal Sınıflandırma
Uçucu Yağ Bitkileri; Anason, Maydonoz, Nane
Acı Madde İçerenler; Vermut, Gentiyan
Glikozit İçeren Bitkiler; Digitalis, Adasoğanı
Saponin İçeren Bitkiler; Çöven, Saponaria, Hedera Helix
Alkaloit İçeren Bitkiler; Datura, Atpora, Haşhaş, Nicotiana
Flavonoit İçeren Bitkiler; Silybum, Verbascum
Tanen İçeren Bitkiler; Hammelis, Quercus

Tüketim ve Kullanımlarına Göre Sınıflandırma
Meşrubat, Bitki Çayları ve Uyarıcı Bitkiler; Çay, Kahve, Tütün
Baharat Bitkileri; Karabiber, Hardal, Kekik
İlaç Bitkileri; Digitalis, Atropa
Parfüm Bitkileri; Lavanta, Gül
Zamk ve Müsilaj Bitkileri; Akasya, Astragalus, Plantago
Reçine Bitkileri; Sığla Ağacı, Ferula
Tanen Bitkileri; Sumak, Meşe
Boya Bitkileri; Kök Boya, Bixa, Alkana Tinctorium
İnsektisit Bitkileri; Phyretrum, Anabasis, Neem Ağacı
Mum Bitkileri; Jojoba, Myrica

Kaynaklar:
E. Faydaoğlu, Geçmişten Günümüze Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Kullanılması ve Ekonomik Önemi
A. Ceylan. Tıbbi Aromatik Bitkiler, Ege Üniversitesi Tarımsal Uygulama Araştırma Merkezi

S.Kırıcı, Türkiye’de Tıbbi Aromatik Bitkilerin Genel Durumu

Prof. Dr. Hasan Baydar, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bilimi ve Teknolojisi

İzmir Ticaret Borsası/ Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Katma Değeri

www. ekoiz.com.tr / Tıbbi Aromatik Bitki Dünyası

www.tarimorman.gov.tr

www.eczacidergisi.com.tr / Eczacı Dergisi

Sağlık

Korona bir doktorun daha hayatına mal oldu

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) açıklamasına göre, Çankırı’da aile hekimi olarak görev yapan 46 yaşındaki Karaman Pehlivan, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Sağlıkçılar, yeterli önlem alınmaması ve emeklerinin karşılıklarını alamamaktan şikayetçi.

Yayımlandı:

on

korona kahraman pehlivan 1

Koronavirüsle mücadelede canla başla çalışan hemşire ve doktorlar başta olmak üzere tüm sağlık çalışanları, hastalığa bağlı olarak hayatlarını kaybetmeye devam ediyor.

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) açıklamasına göre, Çankırı’da aile hekimi olarak görev yapan 46 yaşındaki Kahraman Pehlivan, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Sağlıkçılar, yeterli önlem alınmaması ve emeklerinin karşılıklarını alamamaktan şikayetçi.

Türk Tabipleri Birliği’nden yapılan açıklamada “Çankırı Korgun Aile Sağlığı Merkezi’nde Aile Hekimi olarak çalışan Dr. Kahraman PEHLİVAN’ı COVID-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dileriz” denildi.

Çankırı İl Sağlık Müdürü Hüseyin Sarıkaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Pehlivan’ın 24 Kasım’da nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvurduğunu, çekilen akciğer tomografisinin koronavirüsle uyumlu saptandığının tespit edildiğini belirtti.

Pehlivan’ın evli ve iki çocuk babası olduğunu belirten Sarıkaya, şunları kaydetti:

“Genel durumunun kötüleşmesi üzerine helikopter ambulans ile sevki planlanmış, ancak nakil esnasında kalbinin durması üzerine tekrar hastanemize alınarak gerekli müdahaleler yapılmıştır. Yoğun bakımda yapılan tüm tedavi ve müdahalelere rağmen genel durumu düzelmeyen hekimimizi bugün kaybettik. Mekanı cennet olsun. Başta ailesi, sevenleri ve tüm camiamıza başsağlığı diliyorum.”

Okumaya Devam Et

Sağlık

Denetimler anlamsız, önlemler umursanmıyor…

İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz gün yayınladığı genelge ile pazaryerleri, toplu ulaşım araçları ve AVM’lerde korona denetimleri yapılacağını duyurmuştu. Ancak buralarda ve iş yerlerinde netim de önlemler de umursanmıyor. Maske yetersiz, yoğun bakımlar ise tamamen dolmuş durumda!

Yayımlandı:

on

koronavirüs işçiler 1

Bazı önemli kalabalık noktalarda denetimlere başlanılacağı söylense de semt pazarlarında meyve-sebze seçiliyor, pazarcıların neredeyse hiç biri maske takmıyor. Önlemleri ciddiye alan yok!

İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz gün yayınladığı genelge ile pazaryerleri, toplu ulaşım araçları ve AVM’lerde korona denetimleri yapılacağını duyurmuştu. Ancak buralarda ve iş yerlerinde denetim de önlemler de umursanmıyor. Maske yetersiz, yoğun bakımlar ise tamamen dolmuş durumda!

İçişleri Bakanlığı’nın 81 il valiliğine gönderdiği “Covid-19 Denetimleri” genelgesi kapsamında, ülkede 4 gün boyunca başta pazaryerleri, toplu ulaşım araçları ve alışveriş merkezleri olmak üzere yurttaşların kalabalık şekilde bulunduğu yerlere yönelik yoğunlaştırılmış denetimler yapılacak.

Ancak vatandaşın çoğunluğu hastalığa bu yerlerden değil, kalabalık çalışılan atölye, fabrika gibi iş yerlerinde ve yine işe gidiş gelişlerde kullandığı toplu taşıma araçlarında yakalanıyor.

koronavirüs işçiler 2

Bazı önemli kalabalık noktalarda denetimlere başlanılacağı söylense de semt pazarlarında meyve-sebze seçiliyor, pazarcıların neredeyse hiç biri maske takmıyor. Önlemleri ciddiye alan yok!

İşçilerin denetimde birinci derece takibi ve hastalığa karşı güvenliklerinin sağlanması gerektiğini ifade eden sağlıkçılar uyardı; hastalığı merkez üssü sanayi bölgeleri, şantiyeler, atölye ve fabrikalar olmuş durumda.

Koronavirüs denetimlerine dair ek yapılması gerektiğini düşünen sağlık çalışanları şöyle konuştular:

“Buralarda çalışanlara yeterli maske verilip verilmediğinin tespitine, işverenlerin işçi servislerini tıka basa doldurması ve hiçbir önlem alınmadan hareket ettirmesinin tespitine, yemekhanelerde hijyen kurallarına uyulup uyulmadığının tespitine ve tüm bunları denetlemeye çağırıyoruz.”

koronavirüs işçiler 3

İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz gün yayınladığı genelge ile pazaryerleri, toplu ulaşım araçları ve AVM’lerde korona denetimleri yapılacağını duyurmuştu. Ancak buralarda ve iş yerlerinde denetim de önlemler de umursanmıyor. Maske yetersiz, yoğun bakımlar ise tamamen dolmuş durumda!

Okumaya Devam Et

Sağlık

26 Kasım 2020 Perşembe Koronavirüs hasta sayısı tablosu!

Son dakika haberi… Bugün 6 bin 876 yurttaşın daha 26 Kasım koronavirüs hasta sayısına eklendiği bildirildi. Öte yandan bugün vaka sayısı da 29 bin 132 olarak açıklandı!

Yayımlandı:

on

26 kasım editli

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 174 yurttaşın daha yaşamını yitirdiğini açıkladı. Öte yandan bugün vaka sayısı da 29 bin 132 olarak açıklandı!

Son dakika haberi… Bugün 6 bin 876 yurttaşın daha 26 Kasım koronavirüs hasta sayısına eklendiği bildirildi. Öte yandan bugün vaka sayısı da 29 bin 132 olarak açıklandı!

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 26 Kasım koronavirüs açıklaması ise şöyle…

Bugün tespit edilen 6.876 yeni hastamız var. Aktif hasta sayımız artıyor. Salgının seyri kadar bizim tedbirlere uyumumuz da kısıtlamalar konusunda belirleyici olacak. Tedbirlere uyarsak kısıtlamalara gerek kalmaz. Birlikte mücadele edersek başarabiliriz. http://covid19.saglik.gov.tr

TÜRKİYE TOPLAM KORONAVİRÜS HASTA SAYISI, KORONAVİRÜS ÖLÜM SAYISI BUGÜN

BUGÜNE KADAR TOPLAM 26 KASIM: 474 BİN 606 HASTA, 13 BİN 14 ÖLÜM

26 kasım editsiz

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugün Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 174 yurttaşın daha yaşamını yitirdiğini açıkladı. Öte yandan bugün vaka sayısı da 29 bin 132 olarak açıklandı!

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER

Ana Sayfa - Gizlilik Politikası - Künye
Copyright © 2020 Antalya Siyaset Gazetesi | Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.