Sosyal Medya

Dünya

Zenginlerin hesaplarını hackleyip büyük vurgun yaptılar!

Aralarında Bill Gates, Elon Musk, Jeff Bezos, Barack Obama gibi isimler ile Uber ve Apple gibi kurumsal hesapların da bulunduğu hesap hacklendi. Hesaplardan Bitcoin dağıtımı yaptıklarına dair mesajlar paylaşılırken, mesaja tıklayanların Bitcoinleri ele geçirildi. Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Sosyal medyadaki dolandırıcılığın küresel bir tehdit olarak kaşımıza çıktığını söyleyebilmek mümkündür’’ dedi.

Ekleme Tarihi:

-

twitter-hacklendi

Aralarında Bill Gates, Elon Musk, Jeff Bezos, Barack Obama gibi isimler ile Uber ve Apple gibi kurumsal hesapların da bulunduğu hesap hacklendi. Hesaplardan Bitcoin dağıtımı yaptıklarına dair mesajlar paylaşılırken, mesaja tıklayanların Bitcoinleri ele geçirildi. Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Sosyal medyadaki dolandırıcılığın küresel bir tehdit olarak kaşımıza çıktığını söyleyebilmek mümkündür’’ dedi.

Dünyaca ünlü birçok popüler kişinin sosyal medya hesapları hacklendi. Aralarında Bill Gates, Elon Musk, Jeff Bezos gibi isimler ile Uber ve Apple gibi kurumsal hesapların da bulunduğu birçok hesap hacklendi. Hesaplardan paylaşılan metinlerde ‘topluluğa 5000 BTC’yi (46 bin dolar) geri veriyorum’ ifadeleri kullanıldı. Kullanıcılardan ‘Crypto For Health’ domainine tıklamalarını isteyen hackerların topladığı paranın 200 bin bin dolara yaklaştığı söyleniyor.

Hacklenenler arasında milyarder Michael Bloomberg, eski ABD Başkanı Barack Obama, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, eski ABD Başkanı Yardımcısı Joe Biden, Kanye West yer alıyor.

“Bu olay şirketlerdeki güvenlik açığını ortaya koydu”

Yaşanan bu olay şirketlerin siber tehditlere karşı aldıkları önlemlerin zayıf olduğunu gösteriyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dijital İletişim Araştırmacısı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, sosyal medyadaki dolandırıcılığın küresel bir tehdit olduğunu söylerken, alınabilecek önlemleri açıkladı.

“Sosyal medyadaki dolandırıcının küresel bir tehdit olarak kaşımıza çıkıyor’”

Sosyal medyadaki dolandırıcılığa dikkat çeken Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Günümüzde sosyal meydanının, kullanım alanını sürekli attırdığını görmekteyiz. Yaklaşık 5 milyar kişi sosyal medya kullanıyor. Bu kullanıcıların hepsini siber güvenlik riski potansiyel bir şekilde tehdit ediyor. Sadece işletmeleri, firmaları ve markaları değil, kullanıcıları da sosyal medyada veri güvenliği tehditlere maruz bırakıyor. Dün yaşanan olayı dikkate aldığımızda; Apple, Uber gibi dünyanın önde gelen şirketlerin hesaplarının hacklendiği ve bunlar üzerinden dolandırıcılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiğine şahit olduk. Dolandırıcılık faaliyetleri bitcoin üzerinden sağlandı. Yarın bir başka tehdit ile karşı karşıya kalınabilir” dedi.

“Uçtan uca şifrelendiği için bu akışın hangi hesaptan hangi hesaba yönlendiğini bilemiyoruz”

Doç. Dr. Kırık, sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle veri güvenliğimizi doğru şekilde korumamız önem arz eder. Bunun dışında bireysel kullanıcıları da bekleyen tehditler var ki; Jeff Bezos, Bill Gates, Elon Mask gibi ünlü isimlerin hesaplarının hacklendiği ve bunlar üzerinden dolandırıcılık faaliyetlerinin gerçekleştiğini gördük. Bin bitcoine karşılık 2 bin bitcoin verileceğine dair söylem ortaya çıktı. Hacklenme işlemi gerçekleştikten sonra bu hesaplar üzerinden kullanıcılar doğrudan daha fazla kazanç elde edebilme adına buralar bitcoin gönderdiler. Bu bitcoin transferlerini anonim hesaplar üzerinden gerçekleştiğini gördük. Yani akışı takip etmeniz söz konusu olmuyor. Uçtan uca şifrelendiği için bu akışın hangi hesaptan hangi hesaba yönlendiğini bilemiyoruz. Şu gerçek ki; yapılan bu işlemler sanal dolandırıcılık oyunudur. Sosyal medya sanal dolandırıcılık son dönemlerde giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. Sosyal medyadaki dolandırıcının küresel bir tehdit olarak kaşımıza çıktığını söyleyebilmek mümkündür”.

“Kullanıcıların mutlaka iki faktörlü doğrulamayı açık hale getirmesi gerekmektedir”

Bireysel kullanıcıların alması gereken önlemleri açıklayan Doç. Dr. Kırık, “Kurumsal firmaların almış olduğu önlemlerle, kullanıcıların almış olduğu önlemler farklılık arz etmektedir. Sosyal medyada kullanıcıların mutlak suretle kendi kullanmış oldukları e-postaları ve cep telefonlarını sisteme girmeleri gerekmektedir. Olası saldırı anında ya da hesap hareketlerinde doğrudan SMS ile telefonlara bilgilendirme verilmektedir. Bu bilgilerin doğru şekilde girilmesi son derece önemlidir. Kullanıcıların mutlaka iki faktörlü doğrulamayı açık hale getirmesi gerekmektedir. Siber hırsız, şifreyi ele geçirse bile iki faktörlü doğrulama devreye gitmekte ve cep telefonunuza bir SMS gelmektedir. Bu SMS’teki kodu girmediğiniz takdirde, bu hesaba erişim sağlanamıyor. Dolayısıyla bunlar, kişilerin alması gereken önlemlerdir’’ şeklinde konuştu.

‘’İşletmeler, mutlaka kendi bünyelerinde sosyal medya uzmanı ve siber güvenlik uzmanını çalıştırmalı’’

İşletmelerin alması gereken önlemleri açıklayan Doç. Dr. Kırık, “Küresel ölçekli işletmeler sosyal medyayı çok aktif bir şekilde kullanmaktadır. Reklam, tanıtım, kişilerle buluşma ve hedef kitleye doğru bilgiyi aktarma gibi faaliyetler noktasında sosyal medya işletmeler için önem arz ediyor. Sosyal medyayı kullanan işletmelerin özellikle sosyal medyadaki güvenlik açıklarını tespit etmesi dönemsel olarak zor olabiliyor. Çünkü sosyal medya ayrı bir uzmanlık alanı istemektedir. Siber güvenlik de ayrı bir uzmanlık alanı istemektedir. Dolayısıyla işletmelerin mutlaka kendi bünyelerinde sosyal medya uzmanı ve siber güvenlik uzmanını istihdam etmeleri önem arz etmektedir. Genelde sosyal medya ve bilgi güvenlik açıklarını bulunduğu noktalarda işletmeler, daha çok siber güvenlik firmalarıyla irtibata geçiyor. Olay meydana geldikten sonra olayın çözümüne yönelik adımlar atılmaktadır. Ancak bu sorunların temeline inilmesi, bu sorunlarının nereden kaynaklandığını ve çözüm yollarının nasıl olması gerektiğini planlı bir şekilde önceden tespit edilmesi gerekiyor. Her ay periyotlar şeklinde bu planlar hem işletme hem de sosyal medya uzmanlarıyla detaylandırılmalı ve acil eylem planları oluşturulmalıdır. Çünkü bunlar işletmeleri bekleyen tehditlerdir. Dolayısıyla itibar suikastleri de sosyal medya üzerinden gerçekleştiriliyor. Sosyal medya, bir firmayı çok rahat bir şekilde batırabilme şansına sahiptir. İşletmenin hesabı hacklenebilir ve bir terör örgütü lehine paylaşımlarda bulunulabilir. Böylece bu firma itibar kaybedecek ve bu durumda firma ekonomik anlamda çöküntü yaşayacak” dedi.

Yeni istihdam alanları teknolojik güvenlikçiler için açılmalı

Sosyal medyanın bilgi iletişim teknolojilerinin gelişim göstermesiyle yeni iş kollarının da beraberinde geldiğini belirten Kırık, “İletişim fakültelerinden mezun olanların istihdam edilebileceği sosyal medya güvenlik uzmanı, siber güvenlik uzmanı, sosyal medya mühendisi ve veri analistleri gibi geleceğin meslekleri alanları bulunmaktadır. Geleceğin mesleklerin yer bulabilmek açısından, elbette dijital bilince doğru bir şekilde ulaşabilmek ve bu alanda dünya trendlerini takip etmek son derece önemlidir. İşletmeler, firmalar veya markalar itibarlarını korumak ve online itibar yönetimi sağlayabilmek istiyorlarsa bu alandaki kişileri istihdam etmeleri önem arz etmektedir” diye konuştu.

Dünya

Koronavirüs’ün Sebebi Çin Hükümeti Mi?

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Matthew Pottinger İngiliz mevkidaşı ve yetkililerle yaptığı görüşme sonrası Covid-19 Koronavirüs salgınının arkasında Çin Hükümeti olduğunu açıkladı.

Yayımlandı:

on

Koronavirüs

Dünyayı saran Koronavirüs (covid-19) Çin Hükümetine ait bir laboratuvardan sızdığını söyleyen ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Matthew Pottinger. İddia o ki salgının arkasında Çin Hükümeti var.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Matthew Pottinger İngiliz mevkidaşı ve yetkililerle yaptığı görüşme sonrası Covid-19 Koronavirüs salgınının arkasında Çin Hükümeti olduğunu açıkladı.

Matthew, ”Virüsün arkasında Çin Hükümetinin Wuhan’daki Laboratuvarının olduğuna dair kanıtlar giderek artıyor. Kayıtlar salgının Çin’deki hayvan pazarından çıktığına dair iddialarında gerçek olmadığını gösteriyor” dedi.

Matthew Pottinger

Matthew Pottinger

İLK HASTA HALEN BULUNAMADI

ABD 2020 Ocak ayında Covid-19 ile ilgili olarak uyarılarda bulunmuştu. Çin’i o zamanda suçlamıştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgınla ilgili olarak kaynağı araştırmak için Çin’e gitmişti. DSÖ halen kaynağın bulunduğu yerde ilk hastayı henüz bulamadı. Geçen yıl tartışmaların odağında olan Covid-19 Çin’de geliştirilen İnsan yapımı bir virüs olduğu iddia edilmişti.

Okumaya Devam Et

Dünya

Almanya: Loto talihlisi 11.3 milyonu almayı unuttu!

11.3 milyon Euroluk büyük ödülü almayan Almanya vatandaşı loto talihlisinin yasal süresi bu gece 00.00’da doluyor. Kişi kuponunu getirip parasını almazsa, para loto idaresi tarafından bir sonraki çekilişe aktarılacak.

Yayımlandı:

on

Almanya loto 1

Almanya, 2017 yılında Esslingen kentinde 11.3 milyon Euroluk loto ikramiyesi kazanan talihlinin büyük ödülü almaya gelmemesini konuşuyor.

11.3 milyon Euroluk büyük ödülü almayan Almanya vatandaşı loto talihlisinin yasal süresi bu gece 00.00’da doluyor. Kişi kuponunu getirip parasını almazsa, para loto idaresi tarafından bir sonraki çekilişe aktarılacak.

Çünkü Mercedes fabrikasının çok yakın olduğu bu bölgede, oldukça fazla sayıda Türk veya Türk kökenli de yaşıyor. Ayrıca çok sayıda Türk akrabalarının yanına ziyarete geldiğinde, Alman lotosu oynuyor ve kontrol etmeden dönüyor.

Talihlinin süper sayıyı da bildiği ve işaretlediği 5, 8, 9, 18, 22 ve 36 sayılarıyla, 29 Mart 2017 günkü çekilişte büyük ikramiyeli kazandığı belirtildi.

Ancak talihli şu ana kadar ortaya çıkmadı. Almanya’da loto çekilişlerinde kazananların parayı alması için üç yıllık yasal süre bulunuyor. Talihli ortaya çıkmazsa da para “lotonun kasasına” değil, bir sonraki çekiliş için biriken paranın üzerine konuluyor.

LOTO KAZANANI TÜRK MÜ?

Avrupa’da loto idareleri çekilişlerden sadece yüzde 1.5 ile yüzde 3 arasında değişen komisyonlar alıyor. Bu para haricinde başka bir gelir elde etmeyen şirketler, loto çekiliş şartları ve kurallarını değiştirmiyor.

Almanya’da şu ana kadar bunun haricinde iki kez loto milyoneri parasını almamıştı. Bir kişi, Bavyera’da 1 milyon euro, bir diğeri de Kuzey Almanya’da 8.5 milyon Euro kazanmıştı. Her iki loto talihlisi de ortaya çıkmadı. Ancak diğerlerinin tümü paralarını aldı.

Okumaya Devam Et

Dünya

ABD’den ‘Küba terörü destekliyor’ iddiası!

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, kendi bakanlığındaki yetkililerden gelen ve ‘Küba terörü destekleyen devlet’ ilanını yapmayı da içeren bir planı onaylayıp onaylamama kararını vermesi gerekeceği belirtildi.

Yayımlandı:

on

küba terör 1

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Küba hakkında yeniden ‘terörü destekleyen ülkeler’ nitelemesi yapmaya başlayacak. Söz konusu adım Mike Pompeo’dan geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, kendi bakanlığındaki yetkililerden gelen ve ‘Küba terörü destekleyen devlet’ ilanını yapmayı da içeren bir planı onaylayıp onaylamama kararını vermesi gerekeceği belirtildi.

ABD’li iki yetkili salı günü New York Times’a (NYT) verdikleri röportajda, seçilmiş başkan Joe Biden’ın 20 Ocak’ta resmen göreve başlamasından önce Pompeo’nun bu planı onaylayıp onaylamamaya karar vermesi gerektiğini söyledi.

Yetkililer NYT’ye yaptıkları açıklamada, söz konusu hamlenin kasım ayındaki seçimlerde oyunu Başkan Donald Trump’tan yana kullanan Küba kökenli Amerikalılara ve Florida’daki diğer kişilere teşekkür mahiyetinde olacağını söyledi.

Komünist yönetime sahip devletle ABD arasındaki ilişkiler ilk olarak 2015’te eski Başkan Barack Obama döneminde yumuşama aşamasına girmişti ancak Trump 2017’de göreve gelmesinden bu yana süreci tersine çevirdi.

Trump yönetimi son birkaç ayda, Küba’dan rom ve tütün alımını yasaklarken ABD’den bu ülkeye seyahatlere yeni kısıtlamalar da getirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı mayıs ayında Küba’nın terörle mücadele çabalarında kendileriyle tam işbirliği yapmayan 4 ülke arasında yer aldığı sonucuna vardı.

KÜBA ON YILLARDIR AMERİKAN ABLUKASI ALTINDA!

Küba, Ronald Reagan yönetimi sırasında 1980’lerde ABD tarafından terörü destekledikleri kabul edilen ülkeler listesine alınmış olsa da 2015’te Obama’nın iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesini duyurmasının ardından bu listeden resmen çıkarılmıştı.

Obama yönetiminde başkan yardımcısı olarak görev yapan Biden’ın ocak ayında başkan olunca ABD’yle Küba arasındaki ilişkiyi yeniden düzeltmeye, ticaret ve seyahat kısıtlamalarını da gevşetmeye çalışacağı düşünülüyor.

Pompeo’nun Küba’yı terör destekçisi ilan etme planını onaylayıp onaylamayacağı henüz bilinmezken, Dışişleri Bakanlığı’ndan bir sözcü NYT’ye yaptığı açıklamada, bakanlığın terör destekçileri ilanına ilişkin “müzakereleri ya da olası müzakereleri” ele almadığını söyledi. The Independent görüş almak için Beyaz Saray’la temasa geçti.

NYT’ye göre Biden yönetimi, Pompeo’nun planı onaylaması halinde Küba’ya verilecek adlandırmayı tersine çevirmeye çalışacak fakat bunu yapmak aylar sürecek.

ABD’DEN KOMÜNİST İKTİDARA AĞIR YAPTIRIMLAR

İran, Suriye ve Kuzey Kore şu anda ABD’nin terörü destekleyen devletler listesinde yer alan üç ülke.

ABD Dışişleri Bakanlığı, bir ülkeyi terör destekçisi ilan etmenin “ABD dış yardımında kısıtlamalar, savunma ihracat ve satışlarının yasaklanması ve çift kullanımlı ürünlerin ihracatı üzerinde belirli denetimlerin getirilmesinin yanı sıra çeşitli mali ve diğer kısıtlamaları” içeren yaptırımları beraberinde getireceğini belirtiyor.

Okumaya Devam Et

GÜNCEL HABERLER